Your cookie preferences
We use necessary cookies for your session and preferences. You can optionally allow usage measurement and advertising cookies too. Privacy policy
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, İran ile ABD arasında 17 Haziran’da imzalanan mutabakat zaptı için, “İran, İslamabad Mutabakatı’na dönmenin önemini vurgulamaktadır.” dedi.
Pezeşkiyan, ABD merkezli X sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, ABD ile varılan ancak uygulanmayan mutabakat zaptı hakkında açıklamada bulundu.
This is an excerpt. Copyright belongs to the source; the full story is published on their site.
Read the full story at the source
This story was published by Diriliş Postası.
See other sources covering this event →
Çinli grupların sağladığı uydu görüntüleri ve istihbarat desteğinin, İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki gemileri tehdit etme ve Orta Doğu'daki ABD askeri üslerine hassas saldırılar düzenleme kapasitesini artırdığı öne sürüldü.
CNN’in ABD istihbarat değerlendirmeleri hakkında bilgi sahibi kaynaklara dayandırdığı haberine göre, Çinli gruplardan sağlanan uydu görüntüleri ve jeouzamsal veriler İran’ın son aylardaki saldırılarında hedef belirleme kapasitesini geliştirdi. Kaynaklar, desteğin Pekin yönetiminin doğrudan talimatıyla sağlanıp sağlanmadığının ise net olmadığını belirtti.
Çinli grupların sağladığı uydu görüntüleri ve istihbarat desteğinin, İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki gemileri tehdit etme ve Orta Doğu'daki ABD askeri üslerine hassas saldırılar düzenleme kapasitesini artırdığı öne sürüldü.
Yazıya bir soruyla başlayalım: ABD, İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan ve Dışişleri Bakanı Arakçi'ye Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nedeniyle New York'a gelmesi için neden vize verdi? Tahran ile Washington savaş halindeyken, Trump yönetiminin İran'ın üst düzey yetkililerine vize vermesi birçok önemli değişimin ve gelişmenin habercisi olarak değerlendirilebilir. Her ne kadar Trump, çok sert bir ekonomik abluka uygulayarak İran'ı çökerteceklerini söylese de bunun kısa vadede sonuç vermeyeceğini biliyor. Evet, İran'ın sıkıntıları sürekli artsa da direnci kırılmış değil. İran ekonomisinin gördüğü zarar her geçen gün katlayarak büyüyor. Askeri alanda ciddi kayıplar yaşanıyor. İran'ın daha ne kadar dayanabileceğini sorgulayanların sayısı arttı. Ama savaş uzadıkça ABD açısından da işler iyi gitmiyor. Hürmüz Boğazı'ndaki petrol akışının kesilmesi sadece İran ve Körfez ülkelerini değil, ABD ekonomisini de ciddi şekilde etkiliyor. Dolayısıyla bu savaş ABD açısından sürdürülebilir olmaktan çoktan çıktı. Attığı tüm adımlara ve yaptığı hamlelere rağmen ABD ne askeri ne siyasi ne ekonomik ne de diplomatik bir başarıya ulaşamadı. Uzun lafın kısası, iki ülke de savaşı bitirme niyetinde. Bu düşünce Amerikan tarafında daha ağır basıyor. Trump bu sorundan bir an önce kurtulmak istiyor. Görünen o ki taraflar, New York'taki Birleşmiş Milletler Genel Kurul toplantılarını bir fırsata dönüştürmek istemişler. Özellikle Amerikan tarafından gelen bilgilere göre heyetler, New York'ta yüz yüze görüşme konusunda 2 hafta önce anlaşmış. Bu da savaşı bitirecek asıl anlaşmanın temelinin New York'ta atılmış olabileceğini gösteriyor. İlk adımın Hürmüz'ün açılması ve İran'a ablukanın kaldırılması olması bekleniyor. Bakmayın Trump'ın tehditlerine. İranlılara vize verilmesini, New York'a gelmelerini isteyen o. BM kürsüsünden İran'ı yok edeceğini söyleyen Trump, birkaç saat sonra da "İran'la çok verimli görüşmeler" yapıldığını duyurabiliyor. Söz konusu verimli görüşmenin Trump'ın özel temsilcisi Witkoff ile Arakçi arasında yapıldığını ve 3 saat 10 dakika sürdüğünü dikkate alırsak, bunu savaşın sonlandırılmasına ilişkin önemli gelişmelerin habercisi olarak değerlendirebiliriz. Trump'ın, "İran'la çok verimli görüşmeler" yapıldığını söylemesi bile petrol fiyatlarının düşmesine yol açtı. Evet, Trump tehditle övgü arasındaki gelgitlerine devam ederken, İran'ın da New York'ta yakalanan fırsatı kaçırmak istemediği anlaşılıyor. Çin Devlet Başkanı Şi'nin Trump tarafından bizzat havaalanında karşılanmasına da sadece Washington-Pekin ilişkileri açısından değil, savaşın bitirilmesi çabaları açısından da bakmak gerekiyor. Trump, Şi'den İran'la olan yakın ilişkilerini savaşın sonlanması için kullanmasını isteyecektir. Şi de Trump'tan savaşı durdurmasını talep edecektir. Ciddi bir petrol kıtlığı yaşamaya başlayan Çin, Hürmüz'ün bir an önce açılmasını istediği için savaşın bir an önce bitirilmesinden en çok yararlanacak ülke konumundadır. Çin sadece Hürmüz'ün değil, ihraç ettiği ürünleri taşıyan gemilerin geçtiği Bab el Mendeb'in de kapanmasını istemiyor. Bu nedenle 2 ülke devlet başkanlarının görüşmelerinde Hürmüz ve Bab el Mendeb Boğazlarının durumunun önemli gündem maddesi olması doğaldır. Trump da biliyor ki eğer savaşı sonlandırmazsa Çin, İran'a füze ve İHA parçaları tedarikine devam edecek. İran da direnmeyi sürdürecek. Nitekim savaşın başından bu yana Çin'den İran'a füze ve İHA parçaları taşıyan 1300'den fazla kargo uçağı gitti. Çin bununla da kalmadı, başta Ürdün olmak üzere Ortadoğu ülkelerindeki Amerikan üslerinin uydu görüntülerini vererek İran'ın isabetli saldırılar yapmasını sağladı. ABD'nin Tayvan'a silah satışı, ticaret savaşlarını durduran Pusan Anlaşması'nın uzatılması, yapay zekâ gibi sorunlar elbette masada durmaya devam edecektir, ama asıl gündem maddesi İran savaşı olacaktır. İran savaşı önümüzdeki 1 ay içinde çözülmezse, dünyanın akaryakıt kıtlığıyla ve görülmemiş yüksek fiyatlarla tanışmak zorunda kalacağı biliniyor. Çünkü "Uluslararası Acil Durum Petrol Stokları" tükenme noktasına geldi. 6 ayı aşkın bir süredir devam eden İran savaşı sırasında Acil Durum Stokları her gün 2,9 milyon varil eridi. Uluslararası Acil Durum Petrol Stoklarında sadece 97 günlük petrol kaldı. Bu durum sadece bizi değil, başta ABD, Çin ve Avrupa Birliği olmak üzere tüm ülkeleri ağır bir şekilde etkileyecek. ABD başkanları yaklaşık 65 yıldır hiçbir yabancı devlet başkanını havaalanına kadar giderek uçağın merdivenlerinde beklememişti. Bunca yıl sonra Trump, Çin Devlet Başkanı Şi'yi uçağın merdivenlerinde bekliyorsa durum vahim demektir. Trump, İsrail'in başına sardığı İran savaşından çıkış yolunu Şi aracılığıyla bulmayı umuyor. *Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir. DONALD TRUMP Şİ CİNPİNG ÇİN ABD gürbüz evren Gürbüz Evren Independent Türkçe için yazdı Gürbüz Evren Cuma, Eylül 25, 2026 - 09:15 Main image: Fotoğraf: A
New York'ta Fox News'in sorularını cevaplayan İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, İran'ın ABD ile savaş peşinde olmadığını ve müzakereye dayalı bir anlaşma sağlama konusunda istekli olduğunu belirtti.
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, İran'ın ABD ile savaş peşinde olmadığını ve müzakereye dayalı bir anlaşma sağlama konusunda istekli olduğunu belirtti.

Comments