Your cookie preferences
We use necessary cookies for your session and preferences. You can optionally allow usage measurement and advertising cookies too. Privacy policy
Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun bir "savaş suçlusu" olduğunu belirterek, bölgesel karmaşıklıklara rağmen ülkesinin diplomasiyi ön plana çıkarmaya ve barış için arabuluculuk rolünü üstlenmeye devam edeceğini bildirdi.
Read the full story at the source
This story was published by Haber Global.
See other sources covering this event →
Netanyahu'yu ölüm makinesi olarak bilirdik, ama o aynı zamanda bir yalan makinesiymiş. Birleşmiş Milletler Genel Kurul kürsüsünde ayaküstü o kadar çok yalan söyledi ki, buna İsrailliler bile şaşırmıştır. Medya, Netanyahu'nun Cumhurbaşkanı Erdoğan hakkında söylediklerini, İran'la ilgili anlattıklarını, Katar'a eleştirilerini, New York Belediye Başkanı Mamdani'ye ilişkin yorumlarını, Fransa Cumhurbaşkanı Macron'a şöyle bir dokundurup geçmesini, Trump'a övgüler sıralamasını ayrıntılı bir şekilde yazdı. Bu nedenle o konulara hiç girmeden, Netanyahu'nun üstünde pek fazla durulmayan yalanlarını aktarmaya çalışacağım. Gazze başlığını açarken "İsrail'i soykırımla suçlamak yüzyılın en büyük yalanıdır" dedi. İsrail'in 75 bin Gazzeliyi katletmesini haklı nedenlere dayandırmaya çalıştı. Meğer Netanyahu Gazzelileri öldürmek istememiş, aksine korumak için elinden geleni yapmış. Bunu nasıl yaptığını da şöyle anlatıyor: Sivilleri savaş alanlarını terk etmeleri konusunda uyaran milyonlarca kısa mesaj gönderdik. Milyonlarca telefon görüşmesi yaptık. Milyonlarca broşür attık. Yani, siviller kendilerine yapılan bu iyiliği anlamayıp Gazze'yi terk etmeyince onları öldürmek zorunda kalmışlar. Böylesine bir yalanı, kimsenin inanmayacağını bile bile söyledi. Netanyahu, yüzü kızarmadan sormaya devam etti: Hangi soykırım rejimi düşmanın nüfusuna 1 milyon çocuk felci aşısı yapıyor? Yalana bak, duyan da sanır ki Gazzelilere çocuk felci aşısını İsrail yapmış. Konuyla kıyısından köşesinden ilgilenen herkes bilir ki Gazzeli çocuklara çocuk felci aşısını Dünya Sağlık Örgütü, Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu UNICEF ve uluslararası yardım kuruluşları sağlamıştır. Bu kuruluşlar sadece çocuk felci aşısını değil, daha birçok aşıyı sağlamış, düzenli olarak sağlık taramalarını yapmıştır. İsrail devleti ise söz konusu kuruluşlara bazen izin vermiş, kimi zaman da zorluk çıkarmıştır. Netanyahu konuşmasında aynı utanmazlıkla şöyle soruyor: Hangi soykırım rejimi iki milyon ton gıdanın Gazze'ye dağıtılmasını sağlıyor? Bu her insan için bir ton gıda demektir. fazla oku Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field) Gazze'nin nasıl kuşatıldığını, İsrail'in izni olmadan tek bir ekmeğin bile Gazzelilere ulaşamadığını bilmeyen sanır ki Netanyahu sivillere gıda yardımı dağıtıyor. Söz konusu gıda yardımının, Birleşmiş Milletler başta olmak üzere uluslararası yardım kuruluşlarından geldiğini, İsrail'in insafına kaldığını, Refah Sınır Kapısı'nın açılmasına izin verdiği zamanlarda Gazze'ye girdiğini, konuyu takip eden herkes bilmektedir. İran savaşıyla ilgili bölümde ise "İran'ın şehirlerimize, sivillerimize yağdırdığı bin devasa balistik füzeye cesur halkımız direndi" derken de palavra nasıl sıkılır, onu kanıtlıyordu. ABD-İsrail ikilisinin İran'a saldırmadığını bilmeyenler de sanır ki İranlılar canları ne zaman sıkılsa İsrail'e füze atmışlar. O zaman adama sorarlar: İran'dan füzenin yola çıktığını duyduğu an sığınaklara koşan, günlerce yer altında saklanan İsrailliler mi cesurdu? Tam bir yalan makinesi olan Netanyahu, Batı Şeria'daki yerleşimci şiddetini bile hiç utanmadan savundu. Batı Şeria'da, Filistinlilerin köylerinin, kasabalarının aralarında yapılacak onlarca yeni yerleşime onay verdiğinden, özellikle de Doğu Kudüs'teki E1 adlı Yahudi yerleşiminin genişletilmesinden, İsrail askerlerinin desteğini alan yerleşimcilerin Filistinlilerin evlerini basmasından, zeytin ağaçlarını kepçeler, dozerler yardımıyla sökmelerinden hiç bahsetmedi. Bunun yerine yerleşimcileri namuslu, huzurlu, çalışkan insanlar olarak tarif etti. Filistinlilerin de yıllardır bu namuslu yerleşimcileri öldürdüğünü savundu. Yerleşimciler arasında bulunan ve olay çıkaran küçük bir grubun abartıldığını şöyle ifade etti: Sayıları yaklaşık 150 olan, taş atan, zeytin ağaçlarını kesen, ara sıra ateş yakan bir avuç suçlu çocuktur. Özetle, "Yerleşimci şiddeti bir avuç çocuk suçlunun işidir" dedi ve dünyanın aklıyla resmen alay etti. Netanyahu, konuşmasının önemli bir bölümünü ayırdığı ağabeyi Yoni Netanyahu konusunda da ciddi yalanlar söyledi. İsrail ordusundaki paraşütçü birliklerde görevli bir subay olan Yoni'yi öyle büyük bir kahraman gibi anlattı ki 1967'deki Altı Gün Savaşı'nda, o zaman Ürdün sınırları içinde kalan Batı Şeria'yı İsrail birlikleri ele geçirirken ağabeyinin birliğinin bazı köylerde yaptığı katliamlardan tek kelimeyle bahsetmedi. Yoni'nin birliğinin, zorla Ürdün'e sürülen 300 bin Filistinlinin arasında gitmemek için direnenleri evlerinde nasıl yaktığını anlatmadı. Ağabeyi Yoni'nin, 1976'da Filistin Kurtuluş Örgütü üyeleri tarafından kaçırılarak Uganda'nın eski başkenti Entebbe'ye indirilen uçakta bulunan 107 Yahudi yolcuyu kurtarma operasyonunda ölen tek asker olduğunu hatırlattı. Gurur duyduğunu söylediği ağabeyi Yoni'nin heykelini 1 Ağustos'ta Entebbe'ye diken Uganda yönetimine teşekkür etti. Peki bu heykelin dikilmesini sağlaması için Uganda Genelkurmay Başkanı'na 1 milyon dolar rüşvet verdiğini neden söylemedi? Netanyahu, aynı zamanda Ugan
İsrail Başbakanı Binaymin Netanyahu'nun New York'ta düzenlenen Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu'ndaki konuşmasında salonun boşalması gündem oldu. Netanyahu'nun konuşması sırasında farklı ülkelerden onlarca temsilci salondan ayrıldı. Bazı delegeler yuhalayarak lidere tepki gösterirken, Netanyahu'nun beraberindeki heyet ayağa kalkarak siyasetçiyi alkışladı. İsrail lideri ise "Bu salonu henüz terk etmemiş başka ahlaki korkaklar varsa, lütfen şimdi bunu yapsınlar" dedi. Netanyahu'nun konuşması, 27 Ekim'de yapılması planlanan İsrail seçimlerine az süre kalmışken ülkedeki siyasi tartışmaların yoğunlaştığı bir dönemde geldi. İsrail gazetesi Haaretz, Netanyahu'nun BM Genel Kurulu'ndaki konuşmasının uluslararası kamuoyuna hitap etmekten çok İsrail'deki seçmenlere yönelik olduğuna dikkat çekiyor. fazla oku Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field) Ayrıca Netanyahu'nun, konuşmasında dünya genelindeki Yahudilerin karşı karşıya olduğu tehlikelerden bahsetmesine rağmen ikinci yıl üst üste ABD'deki Yahudi liderlerle görüşmediğine işaret ediliyor. Netanyahu'nun Türkiye, Suriye, Katar, Birleşik Krallık ve Fransa yönetimlerini sert şekilde eleştirdiği konuşmasının diplomatik ilişkileri onarmaktan ziyade İsrail'deki seçmenlere siyasi mesaj verme kaygısı taşıdığı ifade ediliyor. Bu doğrultuda 71 yaşındaki liderin BM Genel Kurul kürsüsünü “seçim kampanyası sahnesine" dönüştürdüğü yazılıyor. Netanyahu konuşmasında, "Yahudi karşıtı yalanları geniş çapta yayan bir diğer ülke de Türkiye. Erdoğan da bir tiran. Kendisi aynı zamanda Hamas'ın terör elebaşlarına da ev sahipliği yapıyor" iddialarını ortaya attı. Ankara ise açıklamaya sert tepki gösterdi. İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Netanyahu için "hadsiz ve alçak" dedi. AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik de açıklamaları en güçlü şekilde kınadıklarını söyledi. Ben Samuels'ın analizinde Netanyahu'nun İsrail'in uluslararası itibarına ciddi zarar verdiği ve bunu yeniden tesis etmenin liderin öncelikleri arasında görünmediği yorumu yapılıyor. Times of Israel'deki analizdeyse Netanyahu'nun Gazze savaşındaki tutumunu güçlü biçimde savunduğu ileri sürülürken, liderin 7 Ekim 2023'te çatışmaları başlatan Hamas saldırılarındaki sorumluluğunu gündeme getirmediği yazılıyor. David Horovitz imzalı yazıda, Netanyahu'nun İsrail'deki toplumsal bölünmelerden de bahsetmediği belirtiliyor. Ayrıca liderin radikal sağcı Yahudi yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik uyguladığı şiddeti önemsizleştirmeye çalıştığı vurgulanıyor. Wall Street Journal da Netanyahu'nun bu hafta Trump'la görüşmek için randevu almaya çalıştığını ancak çabalarının sonuçsuz kaldığını yazıyor. ABD'li ve İsrailli yetkililer, Trump'ın takviminin yoğunluğu nedeniyle görüşmenin yapılamadığını söylüyor. Netanyahu'nun hem ülkesinde zorlu bir seçim sürecine girdiği hem de uluslararası arenada giderek daha fazla yalnızlaştığı ifade ediliyor. Independent Türkçe, Haaretz , Times of Israel , Wall Street Journal Derleyen: Yasin Sofuoğlu çeviri binyamin netanyahu İsrail ORTADOĞU Gazze Savaşı Yabancı basın, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun hiç olmadığı kadar yalnız kaldığını yazıyor Cuma, Eylül 25, 2026 - 16:45 Main image: Netanyahu'nun konuşması sırasında protesto gösterileri düzenlendi (Reuters) Dünya related nodes: Barış Kurulu'nun 2,5 milyar dolarlık Gazze projesi uygulanabilecek mi? Label: ÇEVİRİ Type: news SEO Title: Netanyahu'nun BM konuşması: "İsrail'in itibarı ciddi zarar gördü" copyright Independentturkish:
Katar Dışişleri Bakanlığı, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu'ndaki konuşmasında Katar'a yönelik suçlamalarını reddetti.
İsrail basını, Başbakan Benyamin Netanyahu'nun, 27 Eylül'de Birleşik Arap Emirlikleri'ne (BAE) yaptığı gizli ziyarette, BAE dahil 9 ülkenin yetkilileriyle bir toplantı düzenlediğini ileri sürdü.
İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, "Yurtdışındaki Hamas liderleri de hedefte." diyerek diğer ülkelerde bulunan Hamas yetkililerini suikastla tehdit etti.
Eski İsrail Başbakanı Naftali Bennett, ordunun derin bir asker açığı nedeniyle çöküş riskiyle karşı karşıya olduğunu belirterek, bu durumdan Binyamin Netanyahu hükümetini sorumlu tuttu.

Comments