Emekli Amiral Türker Ertürk, üç yıl önce katıldığı bir televizyon programındaki sözleri nedeniyle hakkında “basın yayın yoluyla halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit” suçundan açılan davanın ilk duruşmasında hakim karşısına çıktı. Ertürk, suçlamaları reddederek tahliye ve beraat talebinde bulunurken, mahkeme tutukluluk halinin devamına karar verdi. Dava dosyasına göre Ertürk hakkında soruşturmaya konu edilen konuşmalardan birini, 2023 yılında Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde katıldığı bir televizyon programında yaptığı açıklamalar oluşturuyor. Ertürk'ün bu yayında iktidarın değişeceğini belirterek, “acılı ama acısız” iktidar değişiminden söz ettiği, Yüksek Seçim Kurulu'nun hukuka ve vicdanına göre karar vermesi gerektiğini söylediği ve aksi halde ülke açısından ileride sorunlar yaşanabileceğini ifade ettiği belirtilen iddianamede, program sırasında sunucunun “Elbette bedelini biliyorlardır. Değil mi efendim?” sorusuna da onaylama şeklinde yanıt verdiği kaydedildi. Bakırköy 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın ilk duruşmasına Ertürk, cezaevinden SEGBİS aracılığıyla katıldı. Ertürk'ün dört avukatı duruşmada hazır bulundu. “Somut hiçbir şey yok” Ertürk, iddianamede suçlamaya dayanak gösterilen görüntülerin yıllar önce katıldığı iki televizyon programından alınarak “bağlamından koparıldığını, kırpıldığını ve montajlandığını” savundu. Ertürk, “Ben kimi tehdit etmişim, 3,5 yıl önce ve 9 yıl önce yaptığım konuşmada kimi tehdit ettiğim belli değildir. Hangi korku ve tehdit yaratılmıştır, somut hiçbir şey yoktur” dedi. "Siyasi değerlendirmelerim ve öngörülerim" Ertük, savunmasında şunları söyledi: 31 yıl hizmet, sıtkı sadakat ile 39 yıl hizmet ettim. Hiç bir leke yoktur, takdir ve madalyalar ile doludur, 2010 yılında istifa ederek mesleğimden ayrıldım, sonra ki sivil yaşamımda takdirlerim ve madalyalarım çoktur, en son aldığım madalya Azerbaycan'da vatan evladı altın şeref madalyasıdır, Türk dünyasına yaptığım hizmetler nedeniyle madalya aldım. Demem o ki iddianamedeki suç bana uymaz çok ama çok zorlama yapılmıştır. Sayın Yargıç benim yaptığım siyasi söylem ve değerlendirmedir, hoşlanmayanlar ve kızanlar olabilir, ama bunun yeri bu mahkeme değildir, hele hele evden almak gözaltı ve tutuklama hiç değildir. Bugün Türkiye’de yargıya güven iyi durumda değildir. Bunun nedeni benim ve bu gibi yaşananlardandır. 17 Ağustos 00:18 de x paylaşımı yapıyor, sabah 08:20'de soruşturma talimatı veriliyor, 13:00 da evime geliniyor gözaltı ve tutuklama yapılıyor. Görünen o ki bağlamından koparılarak kırpılarak ve montajlanarak manipalüf olarak troll ve troller tarafından paylaşılan ve 9 yıl ve 3.5 yıl önceki videolarımın tamamı izlenmemiştir, her iki tv programında yapılan konuşmaların hangi iklimde yapıldığı önemlidir. Durumu anlayabilmek için 9 yıl önce yapılan konuşma, Türkiye'nin İran'a karşı Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararı gereğince uygulanan ambargoyu deldiği suçlamaların yapılan ortamda Rza Zarrab ve Halk Bankası olayları sırasında yapılmıştır. Konuşmamda Türkiye için bir tehlikeyi haber vermem önemlidir o olayda. 3.5 yıl önceki konuşmamda ise genel seçimler öncesi yapılmıştır, tam olarak neler söylediğimin anlaşılması için videoların tamamının izlenmesi gerekmektedir. Sayın yargıç 9 yıl ve 3.5 yıl önce yaptığım değerlendirme siyasi değerlendirmelerim ve öngörülerimdir, suç unsuru yoktur, böyle bir kastım da olmamıştır, bu nedenle tahliyemi ve beraatimi talep ederim. fazla oku Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field) Avukatlardan “yetki” itirazı Ertürk'ün avukatı Muammer Aydın ise savunmasında şunları kaydetti: Müvekkilin savunmasına aynen katılıyorum, bana göre bu dosya baştan sona birilerinin yönlendirmesi ile Bakırköy Adliyesi'ne yüklenmiş bir yüktür, ortada ne suç vardır, ne de suç teşkil eden bir eylem vardır, müvekkilin 9 yıl önce söyledikleri bugün burada yargı konusu olamaz, 3.5 yıl öncesinde söyledikleri ise hiç bir suç unsuru içermemektedir, iddianamenin Bakırköy'de yönlendirilmesi troll denen kişilerin açıklamaları sonucunda yargının işlem yapması gerçekten inandırıcı değildir. 48 yıldır meslek hayatımda böyle bir dava ile hiç karşılaşmadım, akşamdan birisi işaret ediyor, sabahtan savcılık harekete geçiyor, akabinde gözaltı ve tutuklama ile gerçekleşen, ortada suç olmayan dosya yaratılıyor. İddianame yanlıştır. İddianamede 9 yıl önce ve 3.5 yıl önce söylenenler, aynı anda söylenmiş gibi değerlendirilmiştir. Müvekkilimin tutuklu kalması katalog suçta teşkil etmeyen suçla asla mümkün değildir, tahliye ve beraat kararı verilmelidir. Avukat Ayhan Yıldızel ise soruşturmanın başlatılma sürecine dikkat çekerek, 16 Ağustos'u 17 Ağustos'a bağlayan gece sosyal medyada yapılan bir paylaşımın ardından aynı sabah saat 08.20'de soruşturma talimatı verildiğini, kısa süre sonra da haber yapıldığını belirtti. Yıldızel, “Bu kompozisyona baktığımızda bir proje gözüküyor” dedi. Soruşturmanın Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülmesinin yetkisine de
Read the full story at the source
This story was published by Independent.
Comments