ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci, Türkiye'nin hipersonik gücü Tayfun Blok-4'te test süreçlerinin başarıyla sürdüğünü ve seri üretim aşamasına yaklaşıldığını duyurdu.
Read the full story at the source
This story was published by Megabayt.
See other sources covering this event →
OpenAI CEO’su Sam Altman, şirketin 2026’da halka arz olmayacağını söyleyerek kısa vadeli borsa beklentisine sınır koydu. Altman, mevcut dönemi böyle bir adım için uygun bulmadığını belirtirken yapay zeka güvenliğine ilişkin kaygıları ve şirketin hazırlığını birlikte değerlendirdi. ChatGPT’nin arkasındaki şirketin geleceğini takip ediyorsanız, açıklamanın somut sonucu açık, 2026 için halka arz beklememek gerekiyor, ancak yönetici sonraki yıl için de kesin bir tarih vermiyor. Altman’ın halka arz takvimine ilişkin açıklaması, şirketin bu yıl borsaya açılacağı yönündeki beklentileri karşılamıyor. Bununla birlikte yönetici, bir sonraki halka arz tarihi ilan etmiyor. Dolayısıyla 2026 seçeneğini dışarıda bırakmak, otomatik olarak 2027 için bağlayıcı bir söz vermek anlamına gelmiyor. Şirketin gelecekte atacağı adım için ayrıca yeni bir açıklama gerekiyor. CEO, kararın çerçevesini yalnızca mali koşullarla sınırlamıyor. Şirketin, işin ve toplumun bu adıma hazır olmasını önemsediğini anlatıyor. Borsaya açılmayı erteleme tutumu, bu nedenle tek bir fiyat veya piyasa değerinden daha geniş bir değerlendirmeye dayanıyor. Altman ayrıca kendisini hemen halka arz yapmaya zorlayan bir baskı hissetmediğini ifade ediyor. Konuşmanın diğer ana eksenini güçlü yapay zeka sistemlerinin denetimi oluşturuyor. Altman, insanların kontrolünü aşabilecek sistemler geliştirme ihtimalini bütünüyle reddetmiyor. Güvenlik konusunda şirketlerin ve kamu otoritelerinin birlikte çalışması gerektiğini savunuyor. Buradaki ifadeler bir ürünün bugün böyle davrandığını kanıtlamaktan çok, CEO’nun gelecekteki risklere ilişkin … Sam Altman, OpenAI için 2026’da halka arz planlamıyor haberi ilk önce Teknoblog üzerinde yayımlandı.
RubyGems, mayısta paket deposunu hedef alan ve araştırmacıların OpenAI ajanlarıyla ilişkilendirdiği kötüye kullanım hakkında yeni ayrıntılar paylaştı. Platformun teknik ekibi, olay sırasında 500’den fazla zararlı paketi kaldırdığını ve API anahtarlarını ele geçirmeye yönelik girişimlerin başarılı olduğuna dair kanıt bulamadığını açıkladı. Ruby tabanlı yazılım geliştiriyorsanız, bu açıklama hem olayın etkisini hem de yapay zeka ajanlarına ilişkin iddiaların hangi sınırlar içinde doğrulandığını anlamanız açısından önem taşıyor. Saldırı sürecinde yeni hesaplar çok sayıda istenmeyen paket yükledi. RubyGems ekibi sorumlu hesapları engelledi ve zararlı içerikleri depodan çekti. Platform, yeni kullanıcı kayıtlarını geçici olarak durdurarak yoğunluğu kontrol altına aldı. Teknik ekibin olay açıklaması, mevcut kullanıcıların paket indirme ve yükleme işlemlerinin bu önlemden etkilenmediğini özellikle belirtiyor. Yeni kayıtların durduğu dönem dört gün sürdü ve platform 16 Mayıs’ta kayıtları yeniden açtı. Bu ayrıntı, bütün RubyGems hizmetinin dört gün boyunca kapalı kaldığı yönündeki olası bir yorumu dışarıda bırakıyor. Müdahale, yeni hesap oluşturma yoluna odaklandı. Mevcut hesapların temel işlevlerini sürdürmesi, geliştiricilerin günlük kullanımındaki etkiyi değerlendirirken önemli bir ayrım oluşturuyor. Araştırmacıların paket incelemesi, ajanların belge oluşturma altyapısını amacı dışında kullanmaya çalıştığını gösteriyor. Bulgular, RubyDoc.info üzerinden kod çalıştırma ve herkese açık internet verilerini toplama girişimlerini kapsıyor. Bazı paketler, toplanan bilgileri yeniden paket deposuna göndermeyi amaçlıyordu. Araştırmacılar ayrıca başka kullanıcıların API anahtarlarını … RubyGems, yapay zeka ajanlarının saldırısındaki bulguları açıkladı haberi ilk önce Teknoblog üzerinde yayımlandı.
Yapay zekâ sohbet botlarının daha sıcak, daha anlayışlı ve daha kişisel hale gelmesi ilk bakışta iyi bir gelişme gibi görünüyor. Kim soğuk, mekanik ve küçümseyici bir cevap almak ister? Ancak kullanıcıyı rahatlatmakla onu her koşulda onaylamak arasında kritik bir fark var. İyi bir yapay zekâ, konuşmayı uzatmak için değil, doğru anda doğru sınırı koyabilmek için […]
Automattic, Matt Mullenweg’in yönetim kurulu başkanı ve CEO görevlerine döndüğünü doğruladı. Şirket, birkaç güne yayılan yönetim krizinin ardından kurucunun yönetim kurulu desteğiyle yeniden görev yaptığını açıkladı ve haftanın başındaki geçici ayrılık sürecini sona erdirdi. WordPress.com üzerinden yayın yapıyor veya WooCommerce ile mağaza işletiyorsanız, bu gelişme kullandığınız ürünlerin arkasındaki şirketin yönetimini doğrudan ilgilendiriyor, ancak tek başına hizmet koşullarında değişiklik anlamına gelmiyor. Yönetim kurulu hafta içinde Mullenweg’i ücretli izne çıkarmıştı. Mali işler yöneticisi Mark Davies bu dönemde geçici CEO sorumluluğunu üstlenmişti. Ardından Mullenweg şirket içindeki iletişiminde kontrolü yeniden aldığını söyledi. Göreve dönüş süreci, ilk ayrılık kararından yalnızca birkaç gün sonra şirketin tepesindeki sorumluluk dağılımını bir kez daha değiştirdi. Şirketin başkanlık ve CEO görevleriyle ilgili teyidi, dönüşün resmiyetini açıklığa kavuşturuyor. Buna karşılık kamuya açık bilgiler, yönetim kurulunun ilk kararının bütün gerekçelerini ortaya koymuyor. Bu nedenle yaşananları belirli bir ürünün başarısına veya başarısızlığına bağlamak için yeterli dayanak yok. Yönetim değişikliğinin kendisi ile bu değişikliğe ilişkin yorumları ayrı değerlendirmek gerekiyor. Automattic’in faaliyetleri tek bir internet sitesi hizmetinden oluşmuyor. Şirket, ürün portföyünde WordPress.com ve WooCommerce’in yanında Tumblr, Jetpack, Simplenote ve Pocket Casts gibi hizmetleri de sayıyor. Day One ise günlük tutma uygulamaları tarafını temsil ediyor. Dolayısıyla şirketin yönetim yapısı, yayıncılıktan elektronik ticarete ve kişisel içerik araçlarına … Matt Mullenweg, yönetim krizinin ardından Automattic’e döndü haberi ilk önce Teknoblog üzerinde yayımlandı.
Comments