İsrail'de, 27 Ekim'de yapılacak seçimlere yaklaşık 1,5 ay kala Başbakan Netanyahu'nun şansı giderek azalıyor. Seçimleri kaybedeceğini anlatan Netanyahu, seçmeni korkutmak için muhalefetin kazanması durumunda neler olacağını şöyle anlattı: 1. Hemen Lübnan'ı terk edecekler, 2. Gazze'den ayrılacaklar, 3. Suriye'den ayrılarak Türkiye'nin önünü açacaklar. Erdoğan'a direnemeyecek, boyun eğecekler, 4. İsrail'de bir Filistin devleti kuracaklar. Bu, büyük güçlerin desteklediği bir Filistin devleti olacak. 5. İsrail'in sonunun başlangıcını yaşayacak ve düşüşe geçeceğiz. Görüldüğü üzere Netanyahu, seçmeni korkutmak için kullandığı konuların arasında eklediği Türkiye'yi seçim malzemesi yapmış. Hemen her konuda kendini ya mağdur ya da kahraman göstererek İsrailli seçmenleri etkilemeye çalışan Netanyahu, Hamas'ın 7 Ekim 2023'teki saldırısında kendisine kumpas kurulduğunu iddia etti. Bazı askeri yetkilileri ve istihbarat sorumlularını suçlayarak, "Saldırı olacağını biliyorlardı ama bundan haberdar edilmedim" dedi. Bunun kasıtlı olarak yapıldığını söyleyen Netanyahu, "Çünkü İsrail Başbakanı olarak derhal saldırı emri vereceğimi, tüm ordunun alarma geçeceğini, Gazze sınırına yaklaşan herkesi vurma emrini de vereceğimi, böylece Hamas'ın eylemini önleyeceğimi biliyorlardı" ifadelerini kullandı. fazla oku Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field) Netanyahu, dönemin Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi, dönemin istihbarat başkanı Ronen Bar ve dönemin ordu istihbarat şefi Aharon Haliva'yı suçlayarak, "Onlar, bazı işaretler ve istihbaratlar olmasına rağmen Hamas'ın saldırmayacağına inanıyorlardı" yorumunu yaptı. Olayda herhangi bir sorumluluğunun olmadığını iddia eden, ama daha önce aynı konuda çelişkili açıklamalar yapan Netanyahu, Hamas'ın 7 Ekim 2023 saldırısına ilişkin bir Devlet Soruşturma Komisyonu'nun kurulmasına üç yıldır karşı çıkıyor. Suçladığı isimler ise acilen bir komisyonun kurulmasını ve sorumluluğu olanların ortaya çıkarılmasını istiyor. Tartışmaya, Netanyahu'nun eşi Sara Netanyahu'nun da katılması konuyla ilgili yeni soru işaretlerine yol açtı. Eşinin sözlerini destekleyen Sara Netanyahu, dönemin Genelkurmay Başkan Yardımcısı Yair Golan'ı 7 Ekim saldırısını önceden bilmekle suçladı. Sara Netanyahu, Golan'a, "Olay günü daha saldırı ortada yokken sabahın erken saatlerinde neden oradaydınız? Başkaları bir şey bilmezken çok çok erken bir saatte orada hazırdınız" diye seslendi. Golan'ın hâlen siyaset yaptığı sol görüşlü Demokrat Parti ise Sara Netanyahu'ya iddiası nedeniyle dava açacaklarını duyurdu. Önümüzdeki 27 Ekim'deki seçimler için yapılan anketlerde önde görünen eski Genelkurmay Başkanı ve hâlen Yaşar Partisinin Başkanı olan Gadi Eisenkot ise Netanyahu'nun, 7 Ekim saldırılarındaki hatasını gizlemek için suçu başkalarına attığını söyledi. Eisenkot ayrıca Netanyahu'nun önemli kararlarda yavaş davrandığını, ortadan kaybolduğunu iddia etti. Bu duruma en somut örneğin 2018'de yaşandığını hatırlatan Eisenkot, o dönemde Suriye'ye yerleşmeye çalışan İran'ı önlemek için Suriye'ye birçok hava saldırısı düzenlediklerini hatırlattı. Bu saldırılardan birinde, bir İsrail F-16 savaş uçağının Suriye hava savunma sistemi tarafından düşürüldüğünü, buna büyük bir operasyonla karşılık vermeyi planladığını, onay almak için Netanyahu'yu aradığında 2 saat boyunca Başbakan'a ulaşamadığını belirtti. Sonuçta kendi inisiyatifiyle geniş çaplı saldırı emri verdiğini, daha sonra ortaya çıkan Netanyahu'nun operasyonu desteklediğini bildirdi. Netanyahu'nun seçim propagandası yaptığı konulardan biri de İsrail'in, Yunanistan'a 3,5 milyar dolarlık hava savunma sistemi satışı anlaşması. Bu anlaşmayla, İsrail'in, Yunanistan'a yaptığı en büyük silah satışını gerçekleştirdiğini söyleyen Netanyahu, Yunanistan'ı koruma altına aldıklarını savundu. Bazı Yunan emekli generaller ve uzmanlar "İsrail, Yunanistan'ı kazıkladı. Bu savunma sistemi Türk İHA'larını engelleyemez" türünden yorumlarla bu anlaşmaya tepki gösterdi. "İsrail'in Yunanistan'ı koruma altına aldığını söylemesi Yunanlar için utanç verici bir durumdur" yorumu da Yunan medyasında öne çıktı. Bu tepkiye Yunan yetkililerin yanıt vermesi gerekirken, yanıtın İsrail'den gelmesi ise şaşkınlık yarattı. Tel Aviv'den yapılan açıklamalarda, "Türkiye, Yunanistan'ın geleneksel düşmanıdır. Bu hava savunma sistemi Yunanistan'ı Türk saldırganlığından koruyacaktır. Ayrıca unutmayın ki Türkiye Suriye'de de nüfuz alanını genişletmeye çalışıyor" ifadeleri öne çıktı. Ancak yanıttaki ilk iki cümle anlaşılabilir görülse de son cümle "Yahudi tüccarın Yunan'a attığı kazığın" itirafı olarak değerlendirildi. Bu arada, zaten sınırlı su kaynaklarına sahip İsrail, ciddi bir su sorunuyla karşı karşıya kaldı. Su ihtiyacının yüzde 80'ini deniz suyunu arıtarak karşılayan İsrail'de aniden su kesintisine gidildi. Çünkü 6 deniz suyu arıtma tesisinden 5'i devre dışı kaldı. Tesislerin, İran'ın düzenlediği siber saldırı nedeniyle çalışmayı durdurduğu öne sürüldü. İsrail çok gecikmeli olarak İran saldırı
Read the full story at the source
This story was published by Independent.
Comments