TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, AK Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş başkanlığında toplandı. Komisyonda, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 2027 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ve 2025 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi'nin sunumunu yaptı. Sunumunda bütçenin dayanakları ve hedeflerini açıklayan Cevdet Yılmaz, temel yaklaşımın dünyanın içinde bulunduğu çoklu krizlere ve Türkiye’nin çevresinde gelişen olaylara karşı, ekonomik dayanıklılığın daha da güçlendirmek olduğunu kaydeden Yılmaz, ekonomik dayanıklılık kapsamında makroekonomik istikrarı korumayı, yatırım, istihdam ve ekonominin dış şoklara karşı direncini arttırmayı hedeflediklerini dile getirdi. Vatandaşların refahını ve fırsatlara eşit erişimini desteklemeyi, ekonomik kazanımların toplumun tüm kesimlerine adil biçimde yansımasını gözettiklerini vurgulayan Yılmaz, "Milletimizin refahını kalıcı biçimde artırmayı amaçlıyoruz. Bu ana çerçeveyi, savunma sanayimiz başta olmak üzere tüm stratejik sektörlerimizde teknolojik dönüşümü hızlandırarak ve katma değeri yükselen bir yapıyı inşa ederek tahkim edeceğiz" dedi. Bütçenin OVP ile uyumlu hazırlandığını hatırlatan Yılmaz, şu ifadelere yer verdi: Kalıcı refah artışının ön koşulu, fiyat istikrarının sağlanması ve makroekonomik dengelerin sürdürülebilir biçimde güçlendirilmesidir. Bu doğrultuda para, maliye ve gelirler politikaları arasındaki güçlü eş güdümün devamı, mali disiplinin korunması, kamu harcamalarında etkinliğin artırılması ve dezenflasyon sürecinin desteklenmesi bütçemizin temel dayanaklarını oluşturmaktadır. Deprem harcamaları hariç kamu harcamalarının kontrol altında tutulması ve bütçe açığının kademeli olarak azaltılması yoluyla ekonomimizin dayanıklılığını daha da artırmayı amaçlıyoruz. Küresel ölçekte artan belirsizlikler, jeopolitik gerilimler ve enerji piyasalarındaki dalgalanmalar, ekonomik dayanıklılığın ve arz güvenliğinin önemini bir kez daha ortaya koymuştur. Özellikle sosyal konut ve kiralık sosyal konut projeleriyle konut arzını artırmayı, barınma imkanlarını geliştirmeyi ve arz yönlü politikalar aracılığıyla enflasyonla mücadeleyi desteklemeyi hedefliyoruz. Belediyeler ve özel sektör gibi farklı aktörlerin de dahil olduğu iş birliği modellerinin yaygınlaşmasıyla uygun koşullarda konuta erişimin artırılmasını hedefliyoruz. "Gelişmiş ekonomilerde enfasyonun 2027 yılında yüzde 2,7 olması bekleniyor" Yılmaz, dünya ekonomisinde yaşanan gelişmelere ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. ABD-İran-İsrail Savaşı ile Hürmüz Boğazı'nın kapatılması ve savaşın bölge ülkelerine yayılmasının bu dönemin küresel görünümünü belirleyen kritik gelişmeler olduğuna dikkati çeken Yılmaz, rafine petrol ürünleri dizel arzında sıkışıklık yaşandığı, ulaştırma ve tarım başta olmak üzere birçok sektörde enflasyonist baskıların güçlendirdiğini dile getirdi. Yılmaz, küresel ekonomik sorunların çözümü için uluslararası iş birliğinin ve kurallara dayalı ticaret sisteminin güçlendirilmesi gerektiğini söyleyerek, ülkelerin dış şoklara karşı dayanıklılığını artıracak bölgesel ortaklıkların önem kazandığını ifade etti. Kalkınma Yolu ve Orta Koridor projeleri ile Türk Dünyası ve Orta Doğu ekseninde geliştirilecek ortaklıkların tedarik zincirlerinin dayanıklılığını artıracağını ve belirli güzerahlara bağımlılığı azaltacağını kaydeden Yılmaz, bağlantısallığın yeni dönemin temel gereklilikleri arasında yer alacağını kaydetti. Yılmaz, küresel enflasyonun 2025 yılında gerilediğini ancak enerji fiyatlarındaki artışla birlikte 2026 yılının mart ayından itibaren yeniden yükselişe geçtiğini belirtti. Uluslararası Para Fonu (IMF) tahminlerine göre küresel enflasyonun 2026 yılında yüzde 4,7'ye yükselmesinin, 2027 yılında ise yüzde 4,1'e gerilemesinin beklendiğini aktaran Yılmaz, enerji fiyatlarındaki artışın dezenflasyon sürecinde elde edilen kazanımları kırılgan hale getirdiğini ifade etti. Yılmaz, gelişmiş ekonomilerde enflasyonun 2025 yılında yüzde 2,5 olarak gerçekleştiğini, 2026 yılında yüzde 3,1, 2027 yılında ise yüzde 2,7 olmasının beklendiğini bildirdi. Yükselen piyasalar ve gelişmekte olan ekonomilerde ise enflasyonun 2025 yılındaki yüzde 5,2 seviyesinden 2026 yılında yüzde 5,7'ye çıkmasının, 2027 yılında yüzde 5,1'e gerilemesinin öngörüldüğünü kaydetti. Petrol fiyatlarının 2025 yılında yüzde 14,4 gerilediğini, 2026 yılında ise yüzde 41,3 artmasının beklendiğini kaydeden Yılmaz, enerji dışı emtia fiyatlarında da yüzde 17,3 artış öngörüldüğünü aktardı. fazla oku Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field) "2026 sonunda kişi başına gelirin 20 bin doları aşması bekleniyor" Türkiye ekonomisinin görünüme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yılmaz, önceki Orta Vadeli Program'da 2025 yılı için yüzde 3,3 olarak öngörülen büyümenin yüzde 3,7 olarak gerçekleştiğini, yüzde 8,5 olarak tahmin edilen işsizlik oranının ise yüzde 8,3 düzeyinde kaydedildiğini bildirdi. Yılmaz, ABD/İsrail-İran Savaşı'nın enerji maliyetleri ve dış talep üzerindeki olumsuz etkileri nedeniyle 2026 yıl
Read the full story at the source
This story was published by Independent.
Comments