Cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında olduğu 436 sanıklı İBB Davası’nın görülmesine devam ediliyor. İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’ne inşa edilen yeni duruşma salonunda görülen davada 86. gün başladı. Davada, ek iddianame hazırlanmasıyla sanık sayısı 414'ten 436'ya yükselirken, birleşen iki dosyayla birlikte tutuklu sayısı 57'ye çıktı. Tutuksuz sanıkların beyanlarının alındığı duruşmada Mehmet Karataş’ın ardından Erdinç Karataş, İsmail Oygur, Ömer Gürdoy, Kamil Timur Delibaş savunma yaptı. Daha sonra ise Eski İBB Genel Sekreter Yardımcısı Turgut Tuncay Önbilgin de Eylem 61, 62, 65, 66, 77, 109 ve 117 ile “örgüt üyeliği” suçlamaları kapsamında dinlendi. Önbilgin, iddianamede kendisiyle ilişkilendirilen işlemlerin, uzman birimler ve komisyonlar tarafından hazırlanan ihale süreçlerinde verdiği üst yönetici onaylarından ibaret olduğunu söyledi. Hakkında herhangi bir menfaat, hukuka aykırı talimat veya gizli bilgi aktarımı tespiti bulunmadığını savunan Önbilgin, “İddiaların önemli bir bölümü görev tarihlerimin dışındadır. Hakkımda ise tek bir menfaat tespiti, hukuka aykırı talimat, gizli bilgi aktarımı veya bir kişinin engellendiğine dair delil bulunmamaktadır” dedi. Önbilgin, Temmuz 2019’da İBB Genel Sekreter Yardımcılığı görevine başladığını, Mali İşler Daire Başkanlığı ile Emlak Yönetimi Daire Başkanlığı’ndan sorumlu olduğunu, bu görevinin 8 Mayıs 2021’de sona erdiğini anlattı. Daha sonra dört ay İstanbul Yatırım Ajansı Yönetim Kurulu Başkanlığı yaptığını söyleyen Önbilgin, 8 Kasım 2021’de İBB ile tüm görev ilişkisinin sona erdiğini belirtti. “Benim imzam encümene sevk edilmesine ilişkin üst idari onaydır” İhale süreçlerinin birkaç kişinin iradesiyle hazırlanıp sonuçlandırılamayacağını savunan Önbilgin, kendi imzasının niteliğine ilişkin, “İhaleler yıllık bütçeden bağımsız ve aniden ortaya çıkan işlemler değildir. Müdürlükte belirlenen ihale çeşitli birimlerden geçtikten sonra, benim imzam, Belediye Encümenine sevk edilmesine ilişkin üst idari onaydır. İhaleye çıkılmasına Encümen karar verir, İhale Komisyonu süreci yönetir, nihai sonuç yetkili makamın onayına sunulur” dedi. Turgut Tuncay Önbilgin, belediye iştiraklerinin ayrı tüzel kişilikleri bulunduğunu belirterek, görevinden önce iştirak yöneticilerini tanımadığını, görev döneminde de ihale şartnameleri, katılımcılar veya ihale kararları konusunda bu kişilere talimat vermediğini savundu. “Pandemi iddianamede göz ardı edildi” Suçlamalara konu bazı ihalelerin Kovid-19 salgını döneminde gerçekleştirildiğini vurgulayan Önbilgin, bilirkişi raporlarında dönemin koşullarının dikkate alınmadığını savundu. Eylem 61 kapsamındaki, 2 bin raket ve 400 megalight reklam uygulamasının 10 yıl süreyle işletilmesine ilişkin ihalenin 2020 yılında yapıldığını belirten Önbilgin, ihalenin salgın nedeniyle yaklaşık altı ay ertelendiğini, buna rağmen muhammen bedelin üzerinde 61 milyon TL bedelle sonuçlandığını söyledi. Önbilgin, iddianamede kamu zararı olarak gösterilen hesabın, bilirkişinin kesin tespiti olmadığını, kısa süreli reklam satış fiyatlarının yüzde 100 doluluk varsayımıyla 10 yıla yayılmasına dayandığını öne sürdü. Önbilgin: Suç tarihi, görevden ayrıldığım tarihten sonra Eylem 65 kapsamında, M6 ve M7 metro hatları ile T5 tramvay hattındaki dijital bilgi platformlarına ilişkin ihaleyi de anlatan Önbilgin, kendisinin görev dönemine rastlayan tek işlemin, 31 Mart 2021 tarihli ana ihale dosyasındaki üst idari onay olduğunu söyledi. Önbilgin, “İddianamenin nitelikli dolandırıcılık için gösterdiği 23 Haziran 2021 tarihi, benim görevden ayrıldığım 8 Mayıs 2021 tarihinden sonradır” dedi. Eylem 66’ya konu ihale sürecinin ise tamamen 2023 yılında yürütüldüğünü belirten Önbilgin, bu tarihte de İBB Genel Sekreter Yardımcılığı görevinde bulunmadığını söyledi. Örgüt üyeliği suçlamasına yanıt: Fatih Keleş’in üzerimde talimat yetkisi yoktur Turgut Tuncay Önbilgin, “örgüt üyeliği” suçlamasını da reddederek, iddianamede Fatih Keleş’in kendisinin “hiyerarşik üstü” gibi gösterildiğini savundu. Keleş’in, İBB’nin resmi teşkilat yapısında kendisi üzerinde imza veya talimat yetkisinin bulunmadığını belirten Önbilgin, “Bu kişiden herhangi bir danışmandan veya herhangi bir İBB personelinden İBB ihale sonucunu, şartnameyi, muhammen bedeli veya katılımcıyı belirlemeye yönelik hiçbir talimat almadım; ben de hiçbir kimseye böyle bir talimat vermedim” diye konuştu. Önbilgin, MASAK kayıtlarında kendisi yönünden şüpheli para transferi, olağan dışı mal varlığı artışı veya suçlamaya konu şirketlerle para ilişkisi bulunmadığını da savunarak, hakkındaki tüm suçlamalardan ayrı ayrı beraatini istedi. İmamoğlu Özbilgin’e sordu: Göreve gelmeden önce tanışıyor muyduk? Ekrem İmamoğlu, savunmasını tamamlanan eski İBB Genel Sekreter Yardımcısı Turgut Tuncay Önbilgin'e soru yöneltti. Önbilgin’in, TÜPRAŞ’taki yöneticilik geçmişini ve 2019 yılında İBB Genel Sekreter Yardımcılığı görevine getirilme sürecini hatırlatan İmamoğlu, göreve gelmeden ö
Comments