Your cookie preferences
We use necessary cookies for your session and preferences. You can optionally allow usage measurement and advertising cookies too. Privacy policy
Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yi makamında ziyaret etti.
Read the full story at the source
This story was published by Cumhuriyet.
See other sources covering this event →
Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'yi makamında ziyaret etti. Görüşme, Bahçeli'nin geçtiğimiz günlerde Hacıosmanoğlu'na desteğini açıklamasının ardından gerçekleşti.
Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı İbrahim Ethem Hacıosmanoğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'yi makamında ziyaret etti.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Mekke İttifakı kapsamında Türkiye'nin Suudi Arabistan'ın savunmasına mümkün olan her türlü askeri desteği vermesi gerektiğini belirtti.
MHP Genel Başkanı Bahçeli, terörsüz Türkiye sürecini sabote etmeye çalışanlara yönelik net mesaj verdi. Bahçeli, "Peşinen söyleyelim, Türkiye yolundan Türk milleti kararından dönmeyecektir." dedi.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Mekke İttifakı kapsamında Türkiye'nin Suudi Arabistan'ın savunmasına mümkün olan her türlü askeri desteği vermesi gerektiğini belirtti. Uluslararası hukuku ihlal eden yaklaşımlara karşı kararlı bir tutum sergilenmesi çağrısında bulunan Bahçeli, bu tür girişimlere hassasiyetle karşılık verilmesi gerektiğini vurguladı.
MHP lideri Devlet Bahçeli partisinin TBMM’deki grup konuşuyor. “Türkiye'nin süregelen ve birçoğunun toplumsal karşılığı olmayan tartışmaları bir kenara bırakarak enerjisini müreffeh ve mutlu bir ülkenin inşası yüksek değerlerle donanmış yeni bir medeniyetin oluşturulması hedefine yöneltmesi kaçınılmaz bir gerekliliktir. Geçen haftaki konuşmamda da ifade ettiğim gibi ideolojik koordinatlarımız farklı olsa da politik merkezimiz Türkiye'dir” diyen Bahçeli özetle şunları söyledi: Türk milleti sahip olduğu engin tarihi tecrübeye ve kültürel derinliğe demokratik değerlerle tesis edilmiş evrensel kazanımları da eklemleyerek yeniden büyük bir medeniyet yaratma imkan ve kabiliyetine sahiptir. Türk milletinin başlatacağı medeniyet yürüyüşü manevi iklimi İslam kaynaklarından kültürel temellerini ise kadim değerlerimizden alacaktır. Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge girişimi Türkiye sınırlarını ve bölgede hakimiyet kurma heveslilerini endişeye sürüklerken tarihimizin her döneminde olduğu gibi Türkiye'yi zayıflatmaya dönük sistemli çabalar da devreye sokulmaktadır. Nasıl geçmişte kimi zaman ekonomik kimi zaman siyasi ve sosyal kimi zaman da terör ve şiddeti esas alan yollarla milletimiz ayrıştırmak ekonomimiz istikrarsızlaştırmak devletimiz güçsüzleştirilmek istendiyse başarısız olmuştur. “Türkiye yolundan Türk milleti kararından geri dönmeyecektir” Huzur ve güven ortamını sabote etmek isteyenler de yine devrededir. Peşinen söylemeliyim Türkiye yolundan Türk milleti kararından geri dönmeyecektir. Teröristiz Türkiye adımları ciddiyetle ve samimiyetle atılmaya devam edecek ve en kısa zamanda nihayete erdirilecektir. Aynı zamanda terörsüz bölge yolunda önemli gelişmelerin yaşandığı bir dönemde ise İsrail'in bölgeye dönük saldırganlıkları yaklaşan seçimlerde bahane edilerek devam etmekte kışkırtıcılık seviyesi artmaktadır. İlk kıblemiz olan Mescid-i Aksa'ya yönelik provokasyonları İsrail varlığının geldiği seviyeyi göstermektedir. “Hazreti Resulullah'ın kutlu mabedine yönelik saldırılara göz yumamayız” Milliyetçi Hareket Partisi olarak ne ilk kıblemiz Mescid-i Aksa'ya ne kıblemiz Kabe'ye ne de Hazreti Resulullah'ın kutlu mabedine yönelik saldırılara göz yumamayız sessiz kalamayız tahammül göstermeyiz. Kutsal topraklarımız başka bir egemen devletin sınırları içerisinde olsa da kutlu ceddimizin buralardaki mütecavüz eylemleri püskürtmek için başlattığı seferler tarihin hafıza kayıtlarında saklıdır. Bu topraklara yönelik saldırılara hiçbir şekilde duyarsız kalamayız ne gerekiyorsa da onu yaparız. Bu yönde diplomasinin imkanları yetmiyorsa caydırıcı güç kullanılmalıdır Mekke İttifakı kapsamında ülkemizin Suudi Arabistan'ın savunmasına mümkün olan her türlü askeri desteğin verilmesi uluslararası hukuku da ihlal eden yaklaşımlara karşı hassasiyetle ve kararlılıkla mukabele edilmesine imkan sağlanmalıdır. Bilindiği gibi dost ve müttefikimiz olan Suudi Arabistan'a yönelik artan usul saldırıları ağır sivil kayıplara yol açmıştır. Sivillere ve sivil altyapıya saldırmanın uluslararası hukuk ve insancıl hukuk açısından büyük bir suç teşkil ettiği açıktır. Yemen'den Suudi Arabistan'a yönelik bu tür saldırıların en sert şekilde kınanması gerektiği de tartışmasızdır. Bu menfur saldırılar kuşkusuz bütün bölgenin huzur ve istikrarını hedef almaktadır. “Türkiye, Mekke ortak savunma anlaşmasından kaynaklanan taahhütlerine bağlı kalarak müttefikimizle dayanışmasını kararlılıkla sürdürecektir” Yemen'de uzun yıllardır devam eden çatışmaların yeniden şiddetlenmesi Kızıldeniz ve Badül Mendep boğazının güvenliğini tehlikeye atmakta Uluslararası ticaret enerji arz güvenliği ve bölgesel ekonomik istikrar bakımından ciddi riskler doğurmaktadır. Bölge ülkeler arasında husumetleri derinleştirecek yeni çatışma cepheleri açacak ve sivillerin hayatına mal olacak hiçbir eylem maruz görülen yiyecektir. Hangi gerekçeyle gerçekleştirilirse gerçekleştirilsin sivillere hedef alan saldırılar hiçbir surette meşru görülemeyecektir. Suudi Arabistan'ın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne yönelik tehditler karşısında Türkiye Mekke ortak savunma anlaşmasından kaynaklanan taahhütlerine bağlı kalarak ve İslam aleminin mukaddes beldelerine ev sahipliği yapan bu müttefikimizle dayanışmasını kararlılıkla sürdürecektir. Hatırlatmak isterim ki ecdadımız yıllarca hadimül harami ile şereflenmiştir. “Türk askeri Mehmetçik unvanını bu topraklarda almıştır” Fahrettin Paşa'nın dillere destan Medine Müdafaası bu şuurun yüksek iradesidir. Öyle ki Peygamber ocağında pişen kahraman Türk askeri Mehmetçik unvanını bu topraklarda almıştır. Temennimiz Husilerin saldırılarına derhal son vermesi Yemen'de kalıcı bir siyasi çözümün tesis edilmesi ve bölgesel ihtilafların diyalog ve diplomasi yoluyla çözülmesidir. Bölgedeki herkes itidal içerisinde hareket etmeli akliselimden şaşmamalıdır. Daha fazla Müslüman kana akmamalı tüm bölgemiz huzur ve güven ortamında yaşayabilmelidir. “Atina için ciddi bir hata olacaktır” Diğer yandan Yunanistan yönetiminin İsrail'e yakınlaşarak kendisini daha güçlü v

Comments