Your cookie preferences
We use necessary cookies for your session and preferences. You can optionally allow usage measurement and advertising cookies too. Privacy policy
Toprağa, yosuna ve bitkilere dokunmak cilt sağlığına ve bağışıklık sistemine katkı sağlayabilir. Finlandiya'da yürütülen araştırmalar, doğal materyallerle teması artırmanın cildimizdeki mikrop çeşitliliğini zenginleştirdiğine ve bağışıklık göstergelerinde olumlu değişimlere yol açtığına işaret ediyor.
Read the full story at the source
This story was published by Demokrat Haber.
See other sources covering this event →
Yaşlanma karşıtı ürünler arasında popülaritesi giderek artan kolajen takviyelerinin ardındaki bilimsel araştırmalarda önemli kusurlar ve hatalar tespit edildi.
Bilim insanları, başka dünyalarda yaşam bulmalarını sağlayacağını umdukları çığır açıcı yeni bir yöntem keşfetti. Uzayda yaşam belirtileri bulmak için canlıların geride bıraktığı, "biyoimza" denen izleri aramak gerekiyor. Ancak bunları saptamak zor olabiliyor: Kullanılacak ekipmanın hem sinyalleri algılayacak kadar hassas hem de başka bir gezegene gönderilebilecek kadar küçük olması gerekiyor. fazla oku Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field) Yapay zekayla elektrik sinyallerini birleştiren Osaka Üniversitesi araştırmacıları, artık dünya dışı yaşamı bulmayı sağlayacak yeni bir yöntem keşfettiklerini düşünüyor. Ayrıca bu yöntemin, evrende yalnız olup olmadığımızı öğrenmek amacıyla başka gezegenlere gönderilebilecek kadar güçlü ve küçük olmasını umuyorlar. Canlıları keşfedip onları cansız kimyasallar ve süreçlerden ayırmak için genellikle proteinlerin yapıtaşları amino asitler inceleniyor. Amino asitler aynı kimyasal formülü içerse de birbirlerinin aynadaki yansıması olan iki biçimde ortaya çıkıyor; canlılarda neredeyse hepsi L-form, şekerlerde ise D-formken, cansız süreçlerde her iki form da yakın miktarlarda üretiliyor. Bilim insanları, bu farklı biçimleri ve birbirlerine oranlarını yaşamın varlığına işaret edebilecek bir biyoimza olarak kullanabileceklerine inanıyor. Ancak bunu fiilen gerçekleştirmek pek mümkün değil: Araştırmacıların, büyük molekül gruplarını elde etmesi gerekiyor ki bu, gezegenlerin çok uzak olması nedeniyle zor bir iş. Araştırmacılar bu sorunun üstesinde gelmek için sinyalleri elektrik kullanarak saptamanın yollarını arıyor. Bu yöntemin daha basit olması, ölçüm sırasında titreşimlerden daha az etkilenmesi ve kimyasal reaktif kullanma ihtiyacını ortadan kaldırması bekleniyor. Araştırmacılar artık bu çalışmalarda bir atılım yaptıklarını söylüyor. Yeni çalışmada bilim insanları, son derece ince iki altın tel arasındaki boşluktan geçen moleküllerin ölçümünü yapmayı başardı. Bu teller arasından geçen akımın dalga formları, orada bulunan amino asit türüne göre farklılık gösteriyor ve böylece ekipman, geçen molekülleri sayarak bunları birbirinden ayırt etmeyi mümkün kılıyor. Makalenin başyazarı Takahito Oshiro, "Nano-boşluk geçiş tekniğimizi yapay zekayla birleştirerek amino asitlerin L ve D formlarını yüzde 80'in üzerinde doğrulukla ayırt etmeyi başardık" diyor. Tek molekül düzeyinde amino asit kiralitesinin ilk kez ayırt edildiği bu çalışma, kimyasal algılama alanında temel bir ilerlemeyi temsil ediyor. Araştırmacılar yöntemi Dünya'da elde edilen örneklerle test etti: Avustralya'daki Murchison meteoritinden alınan bir örnek ve Şili'deki Atacama Çölü'nden alınan toprak. Yöntem, geleneksel tekniklerle benzer şekilde işleyerek araştırmacıların örneklerdeki amino asitlerin bileşimini anlamasını sağladı. Araştırmacılar, bu teknolojiyi kullanarak elektrikle çalışan ve uzaylı yaşamın izlerini tespit edebilen küçük cihazlar üretebilmeyi umuyor. Çalışma, hakemli dergi Nature Communications'ta yayımlanan "Chiral discrimination of amino acids in meteorite and desert soil extracts via single-molecule nanogap conductance" (Tek molekül nano-boşluk iletkenliği yoluyla meteorit ve çöl toprağı örneklerinde amino asitlerin kiral ayrımı) başlıklı yeni makalede aktarılıyor. *İçerik orijinal haline bağlı kalınarak çevrilmiştir. Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir. independent.co.uk/space Independent Türkçe için çeviren: Büşra Ağaç çeviri Uzay uzaylı YAPAY ZEKA Araştırmacılar, yapay zeka ve elektrik sinyallerini kullanarak uzak dünyaların başka canlılara ev sahipliği yapıp yapmadığını nihayet öğrenebilir Andrew Griffin Salı, Ekim 6, 2026 - 13:30 Main image: (AFP) BİLİM related nodes: "Uzaylı bulduğunu" sanan yapay zeka nasıl kolayca kandırıldı? Yeni araştırma: Uzaylıların sinyalleri çoktan Dünya'ya ulaşmış olabilir mi? Label: ÇEVİRİ Type: news SEO Title: Bilim insanları uzaylı arayışında çığır açan yeni bir yöntem keşfetti copyright Independentturkish: original url: https://www.independent.co.uk/space/alien-life-exterrestrials-protein-electrical-ai-b3061511.html
2026 Nobel Fizik Ödülü’nün sahibi bilim insanı Francis Halzen oldu. Halzen, IceCube Nötrino Gözlemevi’ne yaptığı katkılar ve yüksek enerjili “hayalet parçacıklar” olarak bilinen nötrinoların keşfindeki çalışmaları nedeniyle ödüle layık görüldü.
Gök bilimciler, daha önce görülen hiçbir şeye benzemeyen ve ölen bir yıldızın parçalarından oluşan yeni bir gezegen keşfettiklerine inanıyor. Uzmanlar, yörüngesinde döndüğü ölü yıldızın parçalarından oluşan bu tür bir "ikinci nesil" gezegenin ilk kez gözlemlendiğini belirtiyor.
MIT araştırmacıları, kolon kanseri hücrelerinin vücudun sağlıklı dokuları onarmak için kullandığı hücresel sistemi kendi lehine çevirerek başka organlara yayıldığını ortaya çıkardı.
Adana'nın Saimbeyli ilçesinde 4,8 ve 4,9, Osmaniye'nin Sumbas ilçesinde ise 5,2 büyüklüğünde depremler meydana geldi. Art arda yaşanan sarsıntıların ardından Prof. Dr. Hasan Sözbilir ve Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan, bölgede "deprem fırtınası" yaşandığı uyarısında bulundu. Prof. Dr. Şener Üşümezsoy ise büyük bir deprem yerine çok sayıda küçük deprem olabileceğini söyledi.

Comments