Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "İsrail'in kışkırtmalarıyla başlayan savaşlar neticesinde, dünya enerji fiyatlarının ekonomilerimiz üzerinde oluşturduğu baskıya şahitlik ediyoruz. Bu durum, bilhassa enerji güvenliğinin sağlanmasında kaynak ve güzergah çeşitlendirmesinin ve bölgesel işbirliğinin güçlendirilmesinin önemini bir kez daha ortaya koymuştur." dedi. Yılmaz, İstanbul Kongre Merkezi Üsküdar Salonu'nda düzenlenen, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Ekonomik ve Ticari İşbirliği Daimi Komitesi (İSEDAK) 42. Bakanlar Toplantısı'nın açılış oturumuna katıldı. Burada konuşan Yılmaz, İSEDAK'ın, 57 üyesi, 2,1 milyarı aşan nüfusu ve 10 trilyon dolara yaklaşan GSYH'sı ile küresel düzeyde en önemli işbirliği platformlarından olan İİT'nin önemli bir sütununu oluşturduğunu belirtti. Zorlu bölgesel ve küresel şartlarda önemi daha da artan İSEDAK'ın gündeminin, İslam dünyası ve insanlık için değerli katkılar sunduğunu vurgulayan Yılmaz, Filistinlilerin Gazze başta olmak üzere yıllardır maruz kaldıkları işgal, yerleşimci terörü, zorla göç ve sistematik baskıların, insanlığın ortak vicdanında kapanması mümkün olmayan yaralar açtığını ifade etti. Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye'nin yürüttüğü diplomatik çabalar ve bölge ülkelerinin ortak girişimleriyle sağlanan ateşkese rağmen Gazze'de can kayıplarının sürmesini derin bir üzüntüyle takip ettiklerini dile getirerek, şöyle konuştu: İsrail'in Filistin'de sürdürdüğü işgal ve saldırılar, Filistin halkının güvenliğini ve bölgesel istikrarı tehdit etmektedir. Gelinen aşamada, Gazze'nin yeniden imarının önünü açacak ve işgal altındaki Filistin topraklarındaki soykırımı durduracak somut adımların atılması ve İsrail'de hükümete kim gelirse gelsin uluslararası çabaların sürdürülmesi hepimizin asli sorumluluğudur. İSEDAK olarak, Filistinli kardeşlerimize özel olarak geliştirdiğimiz Kudüs Programını kararlılıkla uygulamaya devam ediyoruz. Tamamlanan 28 projenin yanı sıra bu yıl da uygulamaya aldığımız 10 yeni projeyle, inşallah, çalışmalarımızı daha da ileriye taşıyoruz. "Diplomasi ve diyalogdan asla vazgeçilmemelidir" Suriye'de 8 Aralık Devrimiyle başlayan yeni dönemde ülkenin birlik ve bütünlüğünün teminine yönelik atılan adımları memnuniyetle müşahede ettiklerini belirten Yılmaz, "Suriye halkının barış, huzur ve refah içerisinde yaşayacağı parlak geleceğinin inşasını güçlü biçimde destekliyoruz. Bu minvalde, geçtiğimiz toplantımızda ilan ettiğimiz İSEDAK Suriye Programı kapsamında helal standartlar, ticaret, mesleki eğitim ile planlama ve strateji yönetimi alanlarında projelere başlandı." değerlendirmesinde bulundu. Yılmaz, dün düzenlenen İSEDAK Suriye Programı Panelinde bu projelerden elde edilen sonuçlar ve deneyimlerin heyet üyeleriyle paylaşıldığını anımsatarak, şunları kaydetti: Önümüzdeki yılda da bu program kapsamında Suriyeli kardeşlerimize proje desteklerini sürdürmeye kararlıyız. İsrail'in kışkırtmalarıyla İran'a yönelik saldırılar ve özellikle Hürmüz Boğazı'ndaki gerilim günümüzde hem bölgemizin istikrarı ve refahını hem de küresel refahı tehdit etmeye devam ediyor. Burada da çözümün anahtarı bellidir. Diplomasi ve diyalogdan asla vazgeçilmemelidir. Türkiye olarak arabulucuların çabalarını destekliyor, müzakere yoluyla çözüm için en üst düzeyde katkımızı sunuyoruz. İslam İşbirliği Teşkilatı ülkelerinin de bu meselenin suhuletle çözümlenmesine güçlü destek vermeleri gerektiğine inanıyoruz. Yemen'de ise Husilerin sivillere ve sivil altyapılara yönelik saldırıları hiçbir gerekçeyle kabul edilemez. Müttefikimiz kardeş Suudi Arabistan'a bu konuda destek vermeye devam edeceğiz. Kızıldeniz'de ve Babülmendep Boğazı'nda seyrüsefer serbestisinin temini amacıyla uluslararası ortaklarımızla yakın işbirliği içinde çalışmayı sürdüreceğiz. Dost ve kardeş Azerbaycan ile Ermenistan arasında süren barış ve normalleşme süreci başta olmak üzere, Kafkaslar'da istikrarı ve Orta Koridorun işlevini artırma yönündeki çabaları güçlü şekilde destekliyoruz. Afrika kıtasıyla ilişkilerimiz, Türk dış politikasının önemli sütunlarından biri olmayı sürdürüyor. "Somali'nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü desteklemeye devam edeceğiz" Karşılıklı saygı, eşit ortaklık ve "kazan-kazan" ilkeleri temelinde derinleştirilen münasebetleri 8-9 Aralık 2026 tarihlerinde Libya'da düzenlenecek Dördüncü Türkiye-Afrika Ortaklık Zirvesi'yle taçlandıracaklarını aktaran Yılmaz, "Bu vesileyle, kardeş Sudan'da üç buçuk yıldır devam eden çatışmalardan büyük üzüntü duyduğumuzu ifade etmek isterim. Müslümanlar olarak Sudan halkının karşı karşıya olduğu insani krizin göz ardı edilmesine izin veremeyiz. Sudan'da barışın tesisine, ülkenin toprak bütünlüğü, egemenliği ve bağımsızlığının korunmasına yönelik çabalara desteğimizi ve Sudan halkının acılarını hafifletmek için insani yardımlarımızı sürdüreceğiz." ifadesini kullandı. Cevdet Yılmaz, Somali'de ise son 15 yılda önemli ilerlemeler katedilmiş olmakla beraber, bölgeyi istikrarsızlaştırmaya yönelik adımları da yakından takip etti
Read the full story at the source
This story was published by Independent.
Comments