İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu geçtiğimiz günlerde ittifak çağrısında bulunarak Yavuz Ağıralioğlu ve Ümit Özdağ ’ı kendi parti çatısı altında buluşmaya davet etti. Bakıldığında oldukça anlaşılır ve Türkiye’nin içinde bulunduğu politik atmosferden kaynaklı olarak da zaruriyeti gün geçtikçe artan bu birlik çağrısının ne derece samimi olduğu tartışılır. Çünkü aynı programda bir ittifak çağrısında bulunan Sayın Dervişoğlu, akabinde yöneltilen bir soruya karşılık olarak kendi partisinden ayrılıp da kurulan bu yeni partilerin Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hizmet ettiği iddiasında bulundu. Burada sormak gerekir: Birlikte yol yürümeye davet ettiğiniz insanlarla, önce kendilerini savunmak zorunda bırakacak bir dille nasıl ortak zemin kurabilirsiniz? Türkiye başta hayat pahalılığı olmak üzere son zamanlarda yaşanan fon meselesi ve terörsüz Türkiye süreci ile çok zor ve hareketli günler geçiriyor. Bunca gündem içerisinde “Neden Türk milliyetçileri bir olup hareket etmiyor?” sorusu vatandaşın da aklına geliyor. Aslında zemin müsait. AKP kan kaybediyor. Yeni Parti ve CHP ise kendi iç siyaseti ile ilgilenmekle meşgul. Bunlara ek olarak 6 milyon vatandaş yeni seçmen ile belki de yüzde 20’lere yakın kararsız bir seçmen kitlesi mevcut. Bu boşluğu aslında kendini milliyetçi olarak adlandıran partiler siyaseten bir olup aynı çatı altında birleşmelerine gerek bile olmadan vatan bilinci ile düzenleyecekleri ortak toplantı, kamuoyuna açık istişare veya ortak politika ile kaliteli bir rekabet ortamı yaratabilirler. Türk milliyetçileri nin ortak meselelerde birlikte hareket edebilmesi için bütün siyasi farklılıklarını ortadan kaldırması mı gerekiyor? Aynı geçmişten gelen insanların bugün farklı partilerde siyaset yapması, memleket meselelerinde yan yana durmalarına neden engel olsun? Özellikle Anahtar Parti, İYİ Parti ve Zafer Partisi liderleri belki de kafa kafaya verip Türkiye’nin yarınlarına dair ne yapabiliriz diye düşünüp otursalar, istişare etseler bu bile memleketin yarınlarına umutla bakabilmemize vesile olur. Siyasetin gerçekten memleket için yapıldığına biraz olsun seçmeni inandırır. Genel başkanların bir masa etrafında ülkenin yarınlarını konuşması, üzerinde uzlaşabildikleri meselelerde somut adımlar önermesi bile seçmene kıymetli bir mesaj verir: Siyasi rekabet içerisinde memleket için ortak sorumluluk almak mümkündür. Bu nedenle tartışılması gereken, kimin kimin kapısına gideceği değil; ülkenin hangi meselesinde, hangi ilkelerle ve nasıl birlikte hareket edileceğidir. Türk milliyetçilerinin birbirlerine yönelttikleri sözlerden daha fazlasını, milletin geleceği için söyleyebileceklerine inanmak istiyoruz. Sayın Dervişoğlu’nun çağrısına Sakarya’dan karşılık veren Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu’nun sözleri de tam bu ayrımı ortaya koyuyor: Biz hiç kimsenin kapısında ittifak bekliyor değiliz, hiç kimseye ittifak teklif ediyor değiliz. Kendinize gelin *Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir. İYİ Parti MÜSAVAT DERVİŞOĞLU YAVUZ ALİAĞIROĞLU ÜMİT ÖZDAĞ Burak Karadoğan Independent Türkçe için yazdı Burak Karadoğan Salı, Ekim 20, 2026 - 10:15 Main image: Fotoğraf: AA TÜRKİYE'DEN SESLER Type: news SEO Title: İttifak mı, itham mı? copyright Independentturkish:
Read the full story at the source
This story was published by Independent.
Comments