Honor, Magic 9 serisinin iki yeni üyesi Magic 9 ve Magic 9 Super Edition modellerini Çin’de duyurdu. Serinin daha kompakt seçeneği olan Magic 9, 6,37 inç ekranına rağmen 8.000 mAh kapasiteli pili ve iki adet 200 megapiksel arka kamerasıyla dikkat çekiyor. Magic 9 Super Edition ise 6,81 inç ekranla daha büyük bir gövdeye geçerken pil kapasitesini 11.000 mAh seviyesine çıkarıyor. Bunun yanında Super Edition’da uzun süreli yüksek performansı korumak amacıyla 30.000 devir/dakika hızında çalışan aktif soğutma fanı bulunuyor. Her iki telefon da Snapdragon 8 Elite Gen 5 işlemciyi kullanıyor ve Honor’ın kendi geliştirdiği H1 görüntü işleme yongasından yararlanıyor. Honor Magic 9’un 6,37 inç büyüklüğündeki OLED ekranı, önceki Magic 8’in 6,58 inçlik panelinden daha küçük. Buna rağmen Honor, telefonun pil kapasitesini 1.000 mAh artırarak 8.000 mAh’ye çıkarmış. Pil, 80W kablolu ve 50W kablosuz hızlı şarjı desteklerken, kablo üzerinden 27W ters şarj özelliği de sunuluyor. Ekran tarafında 1236 x 2664 piksel çözünürlük ve 120 Hz yenileme hızı bulunuyor, fakat burada LTPO teknolojisi kullanılmıyor. 10 bit renk, HDR ve Dolby Vision desteğine sahip panelin genel tepe parlaklığı 2.000 nit olarak belirtilirken, 3.840 Hz yüksek frekanslı PWM parlaklık kontrolü kullanılıyor ve parlaklık 1 nit seviyesine kadar indirilebiliyor. Honor Magic 9 kamera özellikleriyle öne çıkıyor … Honor Magic 9 serisinde 11.000 mAh pil ve aktif fan bir arada haberi ilk önce Teknoblog üzerinde yayımlandı.
Read the full story at the source
This story was published by Teknoblog.
See other sources covering this event →
Lufthansa Technik ve Surventis (eski adıyla BASF Coatings), köpek balığı derisinin yapısından esinlenerek geliştirdikleri AeroSHARK yüzey teknolojisinin kullanım alanını genişletiyor. Uçakların dış yüzeyine film şeklinde uygulanan AeroSHARK, uçuş sırasındaki aerodinamik sürüklemeyi azaltıyor. Böylece yakıt tüketimi ve buna bağlı CO₂ emisyonları düşürülebiliyor. Aktarıldığı kadarıyla uçuşta uçakların gövdesine yapışık gibi duran çok ince bir hava tabakasında (viskoz alt tabaka) küçük girdaplar oluşuyor ve bunlar sürtünme ile yakıt tüketimini artırıyor. Tam olarak buna yönelik geliştirilen AeroSHARK’un yüzeyindeki yaklaşık 50 mikrometrelik birbirine paralel oluklar, hava akışında oluşan küçük girdapları kontrol ederek türbülansı ve buna bağlı sürtünmeyi azaltıyor. Bu sayede yakıt tüketimi ve emisyonlarda uçuş başına yaklaşık yüzde 1, kanatlar ve kuyruk yüzeyleri de kaplandığında ise yüzde 2’ye kadar tasarruf sağlanabiliyor. Halihazırda Boeing 777F, B777-300ER ve B777-200ER modellerinde kullanılan teknoloji, şirketin açıklamasına göre Lufthansa’nın çatısı altında yer alan Discover Airlines’ın A330-200 ve A330-300 yolcu uçaklarında da kullanılmaya başlanacak. Discover Airlines, bu kapsamda AeroSHARK ile donatılacak […] Lufthansa, köpek balığı derisinden ilham alan yüzey teknolojisi AeroSHARK’ı “Airbus”uçaklarında da kullanmaya başlıyor yazısı ilk olarak Teknoloji haberleri - LOG üzerinde yayınlandı.
Yapay zeka aracı Claude Code, Windows'taki bağlantı hatası nedeniyle 100 saniyede bir geliştiricinin 48 bin dosyasını sildi. Yapay zeka daha sonra “Dur ve bunu oku. Bir şeyi bozdum.” dedi.
Bugün kanser teşhisinin hastaya açıkça söylenmesi olağan kabul ediliyor. Oysa 1961'de yapılan bir araştırmada hekimlerin yüzde 90'ı bu bilgiyi hastayla paylaşmamayı tercih ediyordu. Yaklaşık 20 yıl sonra ise aynı oran neredeyse tamamen tersine döndü.
ETH Zurich bünyesindeki “Soft Robotics Lab” araştırmacıları, parmaklarını kullanarak yürüyebilen bir robotik el hazırladı. Akla doğrudan “Wednesday” dizisini getiren el hakkında yapılan açıklamada, “Bir robot ele parmaklarını bacak gibi kullanmayı ve aynı parmaklarla çevresiyle etkileşime girmeyi öğrettik. Pekiştirmeli öğrenme sayesinde el; emeklemeyi, yön değiştirmeyi, düştüğünde toparlanmayı, kendi ağırlığını desteklerken tuşlara basmayı ve nesneleri itmeyi kendi başına öğreniyor.” ifadelerine yer verildi Bu çalışmanın temelinde, büyük robotların boyutları nedeniyle giremediği alanlardaki etkileşim ihtiyaçları bulunuyor. Örneğin tam boyutlu bir insansı robot, taşıdığı robotik eli erişimin kısıtlı olduğu bir açıklığın yakınına yerleştirebilir. El daha sonra bağımsız olarak bir kontrol mekanizmasına veya nesneye doğru hareket ederek gerekli etkileşimi gerçekleştirebilir ve işlem tamamlandığında geri alınmak üzere robota dönebilir. ETH Zurich araştırmacıları, parmaklarıyla yürüyebilen bir robotik el hazırladı [Video] yazısı ilk olarak Teknoloji haberleri - LOG üzerinde yayınlandı.
Comments