1938 yılında neoliberalizmin kurucuları Paris'te ilk çalıştaylarını yaparlar. Friedrich Hayek'in 1949'da yazdığı makale "Entelektüeller ve Sosyalizm" başlıklıdır. Entelektüellerin işçi sınıfına öncülük edip sınıf bilinci ve devrim düşüncesini taşımasını büyük bir tehlike olarak savunur. Bunun sonrasında Hayek'in öncülük ettiği grup iki politikayı hayata geçirir: 1. Ütopyaya inancı bırak, gününü yaşa Bedensel arzular ve duygular öne çıkarılır. Bu doğrultuda arzu politikaları öne çıkarılır. Arzu politikaları tüketim kültürüne yönlendirilir. Coca-Cola ve hamburger kültürünün Sovyetler Birliği'nin yıkımında, ipek çorap kültürünün Doğu Bloku'nda yarattığı yıkımı hatırlayalım. Arkası gündelik eşya, moda ve araba sevdası vs. ile gelir. Ama arzuya ulaşmak, rekabetçi toplum ve bireysellikler teşvik edilir. Toplumsallık ve komün ruhu yıkılır. Artık işçi sınıfının zincirlerinden başka kaybedeceği çok şey vardır. 2. Diğeri neoliberal politika, demagojik kültür politikalarıdır Entelektüel akıl kötülenir, entel dantel diye dalga geçilir. Akıl köprüleri yıkılır. Bunun yerine popülizm kültürel olarak yüceltilir. Aydınların, üniversite gençliğinin toplumsal bağı koparılır. Yazmak, okumak enayilik olur. Benim memurum işini bilir lafı, fırsatçılığın, kuralsızlığın önünü açar. Konuşma dili bozulur. İbrahim Tatlıses ağzı yaygınlaşır. Arabesk kültürü, kitsch dediğimiz basitlikler gündelik hayatı ve değerleri darmadağın eder. Geleneksel kültürün yerini önce Hollywood sineması ile televizyon, sonra paparazzi programları ile televizyon, en sonunda cep telefonu oyunları doldurur. "Değer" diye bir şey kalmaz. Sıradanlıkta; Her şey aynılaşır. Sonuç: Günümüzün pek çok lideri hâlen bu politikanın soytarıları olarak medya iletişim kanallarında "aptallık" rolünü her gün sahnelerken, "cambaza bak" zihniyeti, insanlığın sonunu inşa ediyor. Açlık sınırının altındaki milyarlar, yaşayan ölüler çöplüğüne atılıyor. 1970'lerden beri sloganları; Tüm dünyanın işçileri dağılın... Ülkenin batısında kentli, küresel dünyaya uyum çabası içinde olan arzu yönelimli siyasete eğilimli genç insanları anlamak, yeni genç hareketliliklerin görünen kafa karışıklıklarına karşı cevap üretebilecek siyaset yapabilmek önemli. Sadece beyaz Türk gençlere değil, arzu yönelimli arayış içinde olan genç Kürtlere de açılım yapabilmeli. Şehirlerin gerilimli dünyasından, umudun boşluğu içinde beklentileri yüksek ama üstü örtük anlaşılır kaygılı hâlleri içinde arayışlarını gören bir yerden cevap olabilmeli. Emsal olsun; Saraçhane sonrası ortaya çıkan toplumsal arzuyu, Kürt hareketinin ütopyası ile buluşturmanın bir yolu olmalı... Esas önemli olan şehirlerin ve dağların dünyasında bunu duymak, görmek, hissetmektir... *Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir. arzu toplumu Celalettin Can Celalettin Can Independent Türkçe için yazdı Celalettin Can Çarşamba, Ağustos 19, 2026 - 11:30 Main image: Görsel: AI Generated TÜRKİYE'DEN SESLER Type: news SEO Title: Arzu toplumu copyright Independentturkish:
Read the full story at the source
This story was published by Independent.
See other sources covering this event →
Son dakika... YENİ Parti Lideri Özgür Özel, partisinin genel merkezine ilk kez giriş yaptı. Özel, "Seçim akşamı sizlerle yine bu kadar çok kamerayla, bu kadar çok mikrofonla Yeni Parti'nin iktidarını müjdelemek üzere tekrar bir araya geleceğiz" dedi.
Yükseköğretim Kurulu (YÖK), üniversitelerden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ortaya koyduğu "Terörsüz Türkiye" hedefi doğrultusunda bilimsel ve akademik çalışmalar yürütmelerini istedi.
Bahçelievler’de hırsızlık için boş binaya giren 2 kişi, asansör boşluğundaki su birikintisinde erkek cesedi buldu.
Yeni Parti ile AKP arasındaki yarışın seyrini koruduğu ağustos araştırmasında asıl hareketlilik alt sıralarda yaşandı. CHP’deki gerileme ile DEM Parti ve İYİ Parti’deki yükseliş, tablonun dikkat çeken sonuçları oldu.
Comments