Bu makale, 2015'ten itibaren şekillenen Trump yönetiminin Ukrayna-Rusya savaşındaki farklı yaklaşımını, özellikle Ekim 2026'da duyurulan ABD-Rusya dizel anlaşması, Zelenski'ye yönelik baskılar, yardım kesintileri (Starlink/Starshield ve istihbarat paylaşımı dahil) ve Avrupa-NATO ile ABD arasındaki ayrışma çerçevesinde incelemektedir. İran Savaşı sonrası Hürmüz ve Babülmendeb güzergâh sorunlarının yarattığı küresel dizel sıkışıklığı, Ukrayna'nın Rus enerji altyapısına yönelik vuruşları ve ABD ara seçimleri bağlamında ele alınmaktadır. Analiz, politikanın "dizel fiyatı düşürme" formülüne indirgenmesinin hibrit ve ekonomik savaşın karmaşık gerçeklerini, sivil kayıpları ve müttefik güvenini göz ardı ettiğini savunmaktadır. Klasik zafer kavramının yerini "durum değişikliği" ne bıraktığı bir savaşta, kişiselleştirilmiş lider baskısının sınırlı etkisine dikkat çekilmektedir. Anahtar kelimeler: Dizel anlaşması, hibrit savaş, enerji jeopolitiği, müttefik ayrışması, Starlink, durum değişikliği. 1. Giriş Donald Trump'ın Ukrayna-Rusya savaşındaki bakış açısının 2015 Ocak ayından itibaren farklı bir çizgide olduğu gözlemlenmektedir. 15 Ağustos 2025'te Alaska'daki (Anchorage, Joint Base Elmendorf-Richardson) Putin-Trump görüşmesi, bu farklılığın somut bir göstergesi olarak öne çıkmıştır. Görüşmede ateşkes yerine doğrudan barış anlaşmasına yönelme ve Ukrayna'nın meşruiyetine ilişkin tartışmalar ön plana çıkmıştır. Beyaz Saray'da Zelenski'ye yönelik ağır ithamlarla dolu baskı görüntüleri, ardından gelen görüşmeler ve Ekim 2026'daki dizel anlaşması, bu çizginin devamı niteliğindedir. İran Savaşı'nın (2026) ardından Suudi Arabistan-Husi çatışmalarının Hürmüz ve Kızıldeniz/Babülmendeb hatlarıyla birleşmesi, küresel dizel arzını sıkıştırmıştır. Ukrayna'nın Batı desteğiyle Rusya'daki rafinerileri ve enerji altyapısını hedef alması, bu sıkışıklığa katkıda bulunmuş ve "dizel yakıt merkezli" bir bakış açısını ortaya çıkarmıştır. Trump yönetiminin Witkoff ve Kushner aracılığıyla Moskova ile dizel anlaşması yönünde ilerleyişi, ABD ara seçimleri (3 Kasım 2026) öncesinde enerji fiyatlarını düzenleme çabasıyla ilişkilendirilmektedir. Bu makale, politikanın bu kadar basit olup olmadığını, uluslararası tepkiler ve stratejik gerçekler ışığında sorgulamaktadır. 2. Dizel anlaşması ve baskı dinamikleri 9 Ekim 2026'da Trump, Putin ile yaptığı telefon görüşmesinin ardından Rusya'nın ABD ve küresel pazarlara 300 bin ton dizel (hemen), 500 bin ton (Kasım) ve ardından ek miktarlar tedarik etmesini öngören anlaşmayı duyurmuştur. ABD Hazine Bakanlığı, yaptırımları geçici olarak (yaklaşık Nisan 2027'ye kadar) askıya almıştır. Zelenski, anlaşmayı "Putin'e hediye" ve "savaşı uzatmaya yatırım" olarak nitelendirmiş, Miami'deki barış görüşmeleri sırasında Ukrayna heyetinin "duman perdesi" olarak kullanıldığını ifade etmiştir. Trump, Zelenski'yi Rus rafinerilerini vurmamaya çağırarak "dünya sorunu" yaratmakla suçlamış ve Ukrayna'ya "yeni bir lider" önerisinde bulunmuştur. ABD, maddi yardımları, silah desteğini (hava savunma öncelikli), istihbarat paylaşımını ve Starlink/Starshield hizmetlerini büyük ölçüde kısıtlamıştır. Starshield'te hız sınırlaması (yaklaşık 60-160 km/s), orta menzilli kamikaze dronları ve önleyicileri etkilemiş; Kiev'e yönelik balistik füze saldırılarında uyarı boşlukları rapor edilmiştir. Musk, Starshield'in ABD hükümeti kontrolünde olduğunu belirtmiştir. Zelenski, desteğin kesilmesinin sivil (özellikle çocuk) kayıplarını artırdığını vurgulamıştır. 3. Avrupa-NATO ile ABD ayrışması Avrupa Birliği ve NATO ülkeleri (İngiltere, Almanya, Polonya, Estonya, İsveç vb.), Rus tehdidinin büyüdüğünü ve Ukrayna savaşının Avrupa'nın da savaşı olduğunu vurgulamaya devam etmiştir. Kaja Kallas, "Rus dizeline yönelik yaptırımları askıya almak Moskova'ya ek gelir sağlar; baskıyı azaltmanın zamanı değil, Avrupa azaltmayacak" demiştir. Almanya (Merz) ve Fransa (Macron) kendi yaptırımlarına sadık kalacaklarını açıklamış; Polonya (Tusk) ve İngiltere (Burnham) Zelenski'ye tam dayanışma mesajı vermiştir. NATO'nun SACEUR Alexus Grynkewich'in "Durdur – Darbele – Dağıt" çerçevesi, klasik zafer yerine inkâr ve yıpratma odaklı bir yaklaşımı yansıtmaktadır. ABD Kongresi'nde de iki partili eleştiriler yükselmiştir. Cumhuriyetçi senatörler (Collins, Tillis, Murkowski, McConnell, Cornyn vb.) ve temsilciler, anlaşmayı "düşmana hediye, müttefiklere ihanet" olarak nitelendirmiş; 2022 Rus enerji ithalat yasağını ve yakın tarihli yaptırım yasalarını ihlal ettiğini ileri sürmüştür. Fiyat etkisinin ihmal edilebilir olacağı, gelirin ise Rusya'nın savaş finansmanına gideceği vurgulanmıştır. 4. Küresel enerji bağlamı ve stratejik sınırlar Hürmüz ve Babülmendeb sorunları devam ederken, dizel anlaşmasının hacmi (milyonlarca tonluk toplam) küresel piyasada anlamlı ve kalıcı bir düşüş yaratmayacağı yönündeki analizler ağır basmaktadır. Asıl fiyat baskısı İran Savaşı ve güzergâh risklerinden kaynaklanmaktadır. Rusya'nın aylık dizel üretiminin büyük kısmı zaten iç tüketime veya diğer
Read the full story at the source
This story was published by Independent.
Comments