1937-38 yıllarında Dersim'de devletin mutlak hâkimiyetini kan ve ateşle tesis etmek için yaşlı, genç, kadın, erkek 13 binin üzerinde Dersimli öldürüldü. Çok daha fazlası da ata topraklarından koparılarak ülkenin batı illerine sürgüne gönderildi. Sürgünde Dersimli aile fertlerinin aileleriyle yan yana yaşaması yasaklandı. 1938'den 1950'li yıllara kadar Dersimliler aileleriyle yaşayamadı, büyük çoğunluğu aile fertlerinin nerede sürgünde olduğunu bile pek bilemedi. Ailenin her bireyi ayrı köy ve mezrada kalmaya mahkûm edildi. Amaç Dersim ailelerini birbirinden koparmak, bağımsızlaştırmak ve aslını unutturarak Türkleşmesini sağlamaktı... Yüzyıllık Cumhuriyet tarihinde devlet, Dersim'de yaşattığı kırımdan dolayı ne özür dilemiş ne de Dersimlilerin yaralarını adalet duygusuyla sarma yoluna gitmiştir. Yakın geçmişte, başbakanken sadece Sayın Tayyip Erdoğan'ın özrü vardır. Ancak özürle alınan tutum; bir süreç olarak katliamlarla ve tarihsel katliamcılarla yüzleşme, mezarsız on binlerin mezarlarını bulma, aileleriyle buluşturma ile tamamlanmayınca CHP'li katliam normalleştiricilerin vicdansız yaygaraları eşliğinde unutulmuştur. 1937-38 yıllarında CHP, valilerin aynı zamanda CHP il başkanları olduğu, devletle bütünleşmiş egemen sınıfın halk üzerinde baskı araçlarıydı. CHP'nin toprak ağaları ve mütegallibe ile iç içe geçmiş çıkar ilişkileri vardı. Cumhurbaşkanını da yine cumhurbaşkanı seçiyordu, mebuslar değil... Söz konusu olan CHP'nin devletle iç içe geçmiş, devletleşmiş bir parti olmasıydı... Bugünün CHP'si, içinde ırkçılığa varan milliyetçi unsurlar hâlâ barındırmaktadır. Nitekim bu durum, geçmişte estirilen zulümle ilgili neden bir özet verilmediğini ve özür dilenmediğini çok açık anlatmaktadır. Neden o döneme sahip çıkma görüntüsünden öte bir tutumdan uzak duruluyor, neden tereddüt ediliyor? Tarih, yaşanan somut gerçekliğiyle aydınlatılmıyor? Dersim kırımının haklılığı mı, yoksa özgür kamuoyunun yokluğu mu? Dersim kırımının ve Dersim halkına yaşatılan insanlık dışı zulmün gerçek boyutlarıyla açığa çıkması hâlinde Türkiye Cumhuriyeti devleti ve kurucu kadro itibar yitimine uğrar, zaafa uğrar kaygısı, Dersim gerçekliğinde ifadesini bulan insanlık düşmanlığı ile açıklanabilir ancak... *Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir. DERSİM Celalettin Can Celalettin Can Independent Türkçe için yazdı Celalettin Can Perşembe, Ekim 22, 2026 - 11:15 Main image: 1938'de Dersim'den Türkiye'nin başka bölgelerine sürgün edilen Dersimliler / Fotoğraf: Wikimedia Commons TÜRKİYE'DEN SESLER Type: news SEO Title: Dersim sadece Dersim değildir, unutulmayacak! copyright Independentturkish:
Read the full story at the source
This story was published by Independent.
See other sources covering this event →
Türk Devletleri Teşkilatı Cumhuriyet Bayramı Konserleri kapsamında Türk dünyasının seçkin sanatçıları, 28 Ekim'de Ankara Arena'da Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası eşliğinde, 29 Ekim'de ise Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde sahne alacak.
Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mao Ning, Taiwan konusunda herhangi bir gri alan bulunmadığını belirterek, Filipinler'e Tek Çin ilkesine bağlılığını somut adımlarla gösterme çağrısında bulundu.
Shakhtar Donetsk Teknik Direktörü Arda Turan, eski takımı Barcelona'nın Real Madrid ile oynayacağı El Clasico öncesinde açıklamalarda bulundu.
Comments