Your cookie preferences
We use necessary cookies for your session and preferences. You can optionally allow usage measurement and advertising cookies too. Privacy policy
Suriye'nin güneyindeki Kuneytra kırsalında baskın düzenleyen İsrail güçlerinin, 1 genci alıkoyduğu ve tarımsal sulama motorlarını hedef aldığı bildirildi. Bir bölge sakini yaptığı açıklamada, İsrail güçlerinin sivillerin geçim kaynaklarını ve can güvenliğini kasten hedef aldığını ifade etti.
Read the full story at the source
This story was published by Star.
See other sources covering this event →
İşgalci İsrail askerleri, Suriye'nin güneyindeki Dera ilinin batı kırsalında yer alan Maariya köyüne girerek çok sayıda eve baskın gerçekleştirdi.
Eski başbakan danışmanı Dan Schueftan, Türkiye korkusunu dile getirdi. Suriye'nin Türkiye'nin etkisi altında kalmasının İsrail açısından kötü olacağını belirten İsrailli uzman Schueftan, olası bir Filistin devletinde Türkiye'nin rolüne dikkat çekti. Schueftan, "Bağımsız bir Filistin devletiniz olursa, buraya Türkiye'nin davet edilerek asker konuşlandırması söz konusu olacak. Türk askeri varlığı ise İsrail'in karşılık vermesini ve caydırıcılık uygulamasını engelleyecek" ifadelerini kullandı.
Suriye ordusunda görev yaparken İsrailli casus Eli Cohen’in deşifre edilip yakalanmasında kritik rol oynayan "134 Numaralı Sinyal Bölüğü"nün kurucusu ve emekli subay Said Caviş, 61 yıl sonra operasyonu anlattı.
Gazze Kasabı İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun eski danışmanı Ran Baratz, Beşşar Esed rejiminin devrilmesinin İsrail'in çıkarlarına uygun olmadığını ve Tel Aviv yönetiminin Suriye yönetiminde onu görmeyi tercih edeceğini ifade etti. Baratz, "Türkler, Esed rejimini bizim çıkarlarımız için devirmedi." diye konuştu.
Suudi arabistan merkezli Al Majalla'da beş bölüm halinde planlanan röportaj dizisinin yayımlanan ilk üç bölümünde, İsrail casusu Eli Cohen'in yakalanmasında önemli görev üstlenen Said Caviş, operasyonun bilinmeyen yönlerini aktardı. Emekli subay Caviş, ropartajında Şam’ın Kürt Mahallesi’nde zorlu bir çocukluk geçirdiğini, genç yaşta Filistinli komşularından İbranice öğrendiğini ve 1951 yılında orduya katılarak sinyal sınıfında uzmanlaştığını söyledi. Orduda Askeri Harp Okulu’nda İbranice dersleri verdiğini kaydeden Caviş, "İlk kursta ders verdiğim tanınmış siyasi figürler arasında Suriye'nin geleceğinde önemli görevler üstlenen (Eski Suriye Savunma Bakanı) Mustafa Talas'ın da yer aldığı kişiler vardı." dedi. "Neden İsrail ordusunun telsiz haberleşmesini izlemiyoruz?" Caviş, İsrail ordusunun telsiz haberleşmesini izleme fikrinin 1956 yılındaki Süveyş krizi sırasında, bir ders esnasında Kanada yapımı eski bir telsizle İsrail askeri çağrılarını yakalamasıyla doğduğunu şu şekilde anlattı: Humus'ta öğrencilere telsiz cihazı kullanımını ve sinyal alımını öğretiyordum. Cihaz Kanada yapımıydı (İkinci Dünya Savaşı'ndan kalmaydı). Bir istasyonun 'Şaal 1, Şaal 2, Salib 1, Salib 2' diye seslendiğini duydum. Dersten sonra odama döndüğümde aklıma şu geldi, 'Neden İsrail ordusunun telsiz haberleşmesini izlemiyoruz? Bir proje hazırladığını, hazırladığı projeyi dönemin komutanlığına sunduğunda ilk başta alaycı tepkilerle karşılaştığını ifade eden Caviş, pes etmeyerek, o dönem operasyonlarda görevli subay Said el-Akil’in desteğiyle projesini hayata geçirdiğini aktardı. Caviş, projesinin dönemin komutanı tarafından kabul edildiğini belirterek, 30 Eylül 1957 tarihinde resmi görevlendirmenin ardından Golan Tepeleri'ndeki Naaran köyünde, uzun süren gözlem ve dinleme faaliyetleri yaptığını söyledi. 219927.jpeg 134 Numaralı Sinyal Bölüğü kuruldu Bu kapsamda, istihbarattan bağımsız olarak doğrudan Sinyal Sınıfı'na bağlı "134 Numaralı Sinyal Bölüğü" kurulduğunu anımsatan Caviş, "44 astsubayı eğittim ve Golan'da dinleme merkezleri kurduk." ifadelerini kullandı. Caviş, bölüğün, İsrail askeri hatları, radyo yayınları ve haber ajanslarını yakından takip ettiğini, kimliği belirsiz vericiler tarafından Mors alfabesiyle gönderilen şifreli mesajları da kayda geçirdiğini anlattı. Kurulan sinyal bölüğünün Arap ülkelerine ait şifreleri kolaylıkla çözebildiğini dile getiren Caviş, İsrail tarafının kullandığı karmaşık şifreleri çözmekte ise zorlandıklarını belirterek, "Mors mesajlarını çözemiyorduk. Mesajlar 'VVV' ile başlar, ardından 'N-O-NOW' damgasıyla devam ederdi. Gönderen veya alıcının adı yoktu. Beşli harf ve rakam gruplarından oluşurdu." dedi. Eli Cohen'in gönderdiği ilk telgrafı 1962'de yakalandı Caviş, takip ettiği sinyaller arasında Eli Cohen'in sinyalinin de bulunduğunu vurgulayarak, "Onu kademeli olarak takip ediyorduk. Gönderdiği ilk telgrafı 1962'de yakaladık, ancak kim olduğunu veya nereden gönderdiğini bilmiyorduk. Bir sinyal yakaladığımızda frekansı ve tarihi kaydediyor, sahibine ayırt edici bir numara veya kod veriyorduk. Kişiyi bilmiyorduk ama bir kodumuz vardı." ifadelerini kullandı. Şam’da Ebu Rummane bölgesinde arama çemberini daralttıktan sonra binadaki diğer sakinleri tek tek incelediklerini belirten Caviş, sözlerine şöyle devam etti: Arama bir binada odaklanana kadar gözetleme cihazlarını kullanmaya devam ettik. Ardından sakinleri hakkında bir araştırma yaptık. Bodrum katında 'Uluslararası Gözetim Heyeti'nden yabancı bir subay oturuyordu. Zemin katta ise Yunan asıllı, Suriye Havayolları'nda çalışan bir pilot vardı. Binanın daireleri küçüktü. Birinci katta Türkiye Büyükelçiliği'nden bir diplomat kalıyordu. Sakinler arasında dikiş dikerek çalışan, evlenmemiş yaşlı Şamlı hanımlar da vardı, onları eledik. Caviş, pilotun seyahat saatleri ile yayın saatlerini karşılaştırarak ilk şüpheyi onun üzerinde yoğunlaştırdıklarını söyleyerek, uyuşturucu arama bahanesiyle binadaki daireleri de aradıklarını ancak sonuç alamadıklarını kaydetti. Hava yolu şirketine gidip pilotların bir önceki yıla ait seyahat programını aldığını ifade eden Caviş, bu programı iletişim saatleriyle karşılaştırdıklarını söyledi. Caviş, pilotun seyahatte olduğu günlerin çoğunda iletişimin kesildiğini, Şam'da olduğu günlerde ise yeniden ortaya çıktığını gördüklerini dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü: 'Madem buraya kadar geldik, diğer dairelere de girelim.' dedik. Yabancı subayın evine indik ve kapıyı çaldık. Polis olduğumuzu söyledik. O ise içeri girmemize izin vermeyeceğini, kendisiyle iletişimi yürüten Suriyeli subayla görüşmemiz gerektiğini söyledi. Yine de içeri girip aradık ama hiçbir şey bulamadık. Sonra Türk diplomatın evini aradık, orada da bir şey bulamadık. Birliğe elimiz boş geri döndük. Eli Cohen'in yeri tespit ediliyor Üstlerinden gördüğü azarın ardından birim komutanı dosyayı kapatsa da vazgeçmediğini ifade eden Caviş, çatıdaki anten sayesinde asıl hedefe ulaştığını ve daireyi elektrik kesintisiyle kesinleştirdiğini kaydetti ve konuşmasına
Türkiye'nin Suriye'deki etkisi ve katil İsrail ile arasındaki gerilim, Yunanistan basınında gündem oldu. Atina'nın muhtemel bir sürtüşmede İsrail'in yanında yer almayacağı vurgulanan haberde, "İsrail ateşle oynuyor, Yunanistan alevlerin eşiğinde, büyük bir şey olacak." ifadeleri kullanıldı.

Comments