Brezilya 'da 25 Ekim'deki başkanlık seçimi, Lula da Silva 'nın ilk turdaki dezavantajını aşarak dördüncü kez devlet başkanı seçilmesiyle sonuçlandı. Üç hafta içinde değişen oy dengeleri, artan seçmen katılımı ve kampanyaların son günlerindeki gelişmeler, bu tarihi geri dönüşün nedenlerini anlamak açısından önem taşıyor. Lula'nın nasıl kazandığı ve Flávio Bolsonaro'nun ilk turdaki üstünlüğünü neden koruyamadığı, Brezilya siyasetinde yeni dönemin nasıl şekilleneceğine de ışık tutuyor. Üç haftada değişen seçim tablosu Brezilya Yüksek Seçim Mahkemesinin açıkladığı sonuçlara göre, 25 Ekim'de yapılan başkanlık seçiminin ikinci turunda İşçi Partisi'nin adayı Devlet Başkanı Lula da Silva geçerli oyların yüzde 51,79'unu alarak yeniden seçildi. Liberal Parti'nin adayı Flávio Bolsonaro ise yüzde 48,21'de kaldı. Yaklaşık 4,4 milyon oy farkıyla elde edilen bu zafer, Lula'yı dördüncü kez devlet başkanlığına taşıdı. Sonuç, üç hafta önceki tabloyu tersine çevirdi. 4 Ekim'deki ilk turda Flávio Bolsonaro yüzde 47,03 oyla yarışı önde tamamlamış, Lula ise yüzde 45,16'da kalmıştı. Aralarındaki yaklaşık 2,2 milyon oyluk fark, ikinci turda Lula lehine 4,4 milyona dönüştü. Böylece Lula, Brezilya'da 1989'da doğrudan başkanlık seçimlerine dönülmesinden bu yana ilk turu ikinci sırada bitirip ikinci turda kazanan ilk aday oldu. Lula'nın zaferi, ilk turda ortaya çıkan siyasi dengelerin ikinci turda değişebileceğini gösterdi. Bununla birlikte Flávio Bolsonaro'nun yaklaşık 60 milyon oy alması, iki siyasi hareket arasındaki rekabetin güçlü biçimde devam ettiğini ortaya koydu. Seçim sonucu, hem Lula'nın kendi seçmen tabanının ötesine ulaşma başarısını hem de Bolsonaro hareketinin bu yarışta karşılaştığı sınırları değerlendirmeyi gerektiriyor. Peki, ilk turda önde olan Flávio Bolsonaro neden üstünlüğünü koruyamadı? Lula, hükümetinin ekonomik ve sosyal politikalarına yönelik eleştirilere rağmen üç hafta içinde seçim tablosunu nasıl değiştirebildi? Seçimi değiştiren oylar nereden geldi? İki tur arasındaki en dikkat çekici değişim, Lula'nın oylarını rakibine kıyasla çok daha fazla artırması oldu. İlk turda yaklaşık 53,9 milyon oy alan Lula, ikinci turda 64,3 milyona ulaştı. Flávio Bolsonaro'nun oyları ise 56,1 milyondan 59,8 milyona yükseldi. Böylece Lula yaklaşık 10,4 milyon ek oy kazanırken rakibinin artışı 3,7 milyonla sınırlı kaldı. Bu değişimin hangi bölgelerde gerçekleştiği, seçim sonucunun nasıl tersine döndüğünü anlamak açısından önemli. Lula'nın en büyük oy artışı, ülkenin en kalabalık seçmen kitlesine sahip Güneydoğu Bölgesi'nde yaşandı. İlk tura kıyasla bölgede yaklaşık 4,8 milyon ek oy kazanan Lula, yalnızca São Paulo'da oylarını 2,6 milyon artırdı. Flávio Bolsonaro eyaletteki üstünlüğünü korusa da Lula aradaki farkı azaltmayı başardı. Daha belirleyici değişim ise ülkenin ikinci büyük seçmen kitlesine sahip Minas Gerais'te gerçekleşti. İlk turda yüzde 43,33 oyla rakibinin gerisinde kalan Lula, ikinci turda yüzde 50,43'e ulaşarak eyaleti kazandı. Rio de Janeiro'da da Flávio'nun üstünlüğü önemli ölçüde daraldı. Kuzeydoğu Bölgesi ise Lula'nın zaferindeki ağırlığını korudu. Bölgedeki 9 eyaletin tamamında seçimi kazanan Lula, yaklaşık 24,5 milyon oy alırken Flávio 10,8 milyonda kaldı. Aradaki 13,7 milyonluk fark, Bolsonaro'nun diğer bölgelerdeki üstünlüğünün ülke genelinde çoğunluğa dönüşmesini engelleyen başlıca unsurlardan biri oldu. Seçime katılım da ilk tura göre yükseldi. Oy kullananların oranı yüzde 78,92'den yüzde 80,78'e çıkarken sandığa giden seçmen sayısı yaklaşık 3 milyon arttı. Bununla birlikte, katılımdaki artışın doğrudan hangi adaya yarar sağladığını veya ilk turda diğer adaylara verilen oyların nasıl dağıldığını yalnızca bu verilerden belirlemek mümkün değil. Sonuçlar, Lula'nın yalnızca güçlü olduğu bölgelerdeki desteğini korumakla yetinmediğini, rakibinin önde olduğu eyaletlerde de oy farkını azaltabildiğini gösteriyor. Ancak sandıktaki bu değişimi açıklamak için rakamlardan daha fazlasına, özellikle iki tur arasında yürütülen kampanyalara ve seçmenlere verilen mesajlara bakmak gerekiyor. Lula seçmeni nasıl yeniden harekete geçirdi? İlk turda alınan sonuç, Lula ve İşçi Partisi açısından kampanyanın yeniden değerlendirilmesini gerektirdi. Flávio Bolsonaro'nun öne geçmesi, Lula'nın mevcut seçmen desteğinin başkanlığı korumaya yetmeyebileceğini göstermişti. İkinci turda bu nedenle yalnızca hükümetin kazanımlarını anlatmak değil, ilk turda başka adaylara yönelen veya sandığa gitmeyen seçmenlere ulaşmak da önem kazandı. Bu süreçte sokak çalışmaları ve dijital kampanya belirgin biçimde yoğunlaştı. Özellikle milletvekili André Janones'in öncülüğünde oluşturulan Exército do Lula (Lula'nın Ordusu) adlı WhatsApp kanalı, seçimden 2 gün önce 10 milyon takipçiye ulaştı. Destekçilerin içerik paylaşmaya ve seçmenleri harekete geçirmeye yönlendirildiği bu girişime, ülkenin farklı şehirlerinde düzenlenen gösteriler eşlik etti. Dijital iletişim, kampanyanın son haftalarında seçmen desteğini sandığa taşımaya yönelik çalışmaların önemli ar
Read the full story at the source
This story was published by Independent.
Comments