Kedilerin birbirini yalaması uzun süre dostluk ve yakınlık göstergesi olarak kabul edildi. Ancak araştırmalar bu davranışın sosyal bağ kurmanın yanı sıra gerilimi azaltma, çatışmadan kaçınma, oyun başlatma ve hijyen gibi farklı işlevler taşıyabileceğini gösteriyor.
Read the full story at the source
This story was published by CHIP Online.
See other sources covering this event →
The Blood of Dawnwalker, Cyberpunk 2077 ve The Witcher serilerinin eski geliştiricilerinden oluşan Rebel Wolves stüdyosunun ilk büyük projesi olarak oyun dünyasında ciddi bir heyecan yarattı. Ortaçağ Avrupa’sını fantastik unsurlarla harmanlayan açık dünya RPG yapısı, derin anlatı odaklı yaklaşımı ve hem insan hem de vampir olarak oynama imkanı sunan benzersiz oynanış mekaniği ile dikkat çeken bu oyun, pek çok oyuncunun satın alma listesinin üst sıralarına oturdu. Peki gerçekten buna değer mi? Bu rehberde hem oyunun sunduklarına hem de en uygun fiyatla nasıl satın alınabileceğine bakacağız. Rebel Wolves ve Oyunun Vizyonu Rebel Wolves, CD Projekt Red bünyesinde Cyberpunk 2077 ve The Witcher 3 gibi devasa projelerde görev almış deneyimli isimler tarafından kuruldu. Bu geçmiş, The Blood of Dawnwalker için başından itibaren yüksek beklentiler oluşturdu. Stüdyo, oyunu anlatı derinliği ve oyuncu seçimlerinin gerçek sonuçlar doğurduğu bir RPG deneyimi olarak konumlandırıyor. Ortaçağ karanlığında vampirizm ve insanlık arasında sıkışmış bir karakteri yönetmek, hem hikaye hem de oynanış açısından taze bir deneyim vaat ediyor. Resmi açıklamalar ve tanıtım materyallerine göre oyun, açık dünya keşfini derin karakter gelişimiyle birleştiriyor. Gündüz ve gece döngüsü sadece görsel bir unsur değil, oyunun temel mekaniğinin bir parçası. Gece vampir güçleriyle donatılmış bir karakter olarak oynamak ile gündüz insan kırılganlığıyla hayatta … The Blood of Dawnwalker buna değer mi? Kapsamlı inceleme ve satın alma rehberi haberi ilk önce Teknoblog üzerinde yayımlandı.
Samsung, Galaxy A18 4G modelini Avrupa'da sessiz sedasız satışa sundu. Selefi Galaxy A17 4G'ye benzer özelliklerle piyasaya çıkan, selefine göre daha yüksek fiyat etiketiyle dikkat çekiyor.
Perplexity, Portable Computer’ı NVIDIA RTX desteğiyle Windows uygulamasına ekleyerek yerel yapay zeka görevlerini bilgisayarlara taşıdı. Yerel kullanım için GeForce RTX veya RTX PRO kartınızın en az 24 GB bellek taşıması gerekiyor. Böylece dosyalarınızı bilgisayarınızda analiz edebilir, çok adımlı görevleri hassas içeriklerinizi buluta göndermeden doğrudan kendi donanımınızla yürütebilirsiniz. Tamamen yerel görevler Computer kredisi tüketmiyor, ancak erişim için Pro veya Max aboneliği gerekiyor. Bellek koşulunu kartlar üzerinden karşılaştırdığınızda, GeForce RTX 5090’ın 32 GB GDDR7 belleği gereken alt sınırı aşıyor. Buna karşılık GeForce RTX 5080, 16 GB GDDR7 belleğiyle Portable Computer’ın RTX sürümündeki bellek şartını karşılamıyor. Buradaki 24 GB eşiği, bilgisayarın sistem belleğini değil, ekran kartının kendi belleğini, yani VRAM kapasitesini ifade ediyor. Yeni nesil RTX etiketi tek başına yeterli olmuyor; kurulumdan önce kartınızın VRAM kapasitesini kontrol edebilirsiniz. Portable Computer, yalnızca bir arama motoru arayüzü sunmak yerine dosyaları inceliyor, işleri adımlara ayırıyor ve araçlarla tamamlıyor. Bu işlemlerde yapay zeka modeli, görev yöneticisi, zamanlayıcı ve yerel arama dizini doğrudan bilgisayarınızda çalışıyor. Perplexity, bu görevler için Qwen 3.8 27B modelini ek eğitimden geçirerek PPLX 27B modelini geliştirdi. Ayrıca uygulama, yerel model kurulumunu kendi içinden yürütüyor, böylece ayrı yazılım paketleri seçmeniz veya kurmanız gerekmiyor. Perplexity, Portable Computer’ı ilk olarak 25 Ağustos’ta Linux tabanlı NVIDIA DGX Spark … Portable Computer, Windows’ta dosyaları buluta göndermeden işliyor haberi ilk önce Teknoblog üzerinde yayımlandı.
Comments