Kazakistan 'da eğitim kurumlarında başörtüsü kullanımının yasaklanması sıkça tartışma konusu oluyor. Son haftalarda da sosyal medyada yaşanan sert polemikler, devletin dini konulardaki yaklaşımını, "Kazak kimliğini" ve laiklik ilkesini yeniden gündeme taşıdı. Tartışmanın bir tarafında eğitim kurumlarında dini sembollere izin verilmemesini savunan hükümet, diğer tarafta ise başörtüsünü dini bir yükümlülük olarak gören Müslüman çevreler yer alsa da Kazakistan'daki tablo bundan daha karmaşık. Zira devlet kurumları, söz konusu yasakları "geleneksel" gördüğü İslam inanışıyla "dışarıdan" veya "radikal" olarak nitelendirdiği dini pratikler arasında bir ayrım çizerek gerekçelendiriyor. Tartışma yeni değil Ortaöğretim kurumlarında okul üniformaları ve yasaklara ilişkin düzenlemeler yeni değil. Kazakistan'da bu alandaki temel düzenlemelerden biri, 14 Ocak 2016 tarihli 26 sayılı Bakanlık Emri ile getirildi. Bu hüküm 2023'te de güncellendi ve bugün de uygulanıyor. Yayınlanan metnin "Ortaöğretim kurumlarında zorunlu okul üniformasına ilişkin gereklilikler" kısmında yer alan şu ifadeler, bugün hâlâ tartışmanın merkezinde duruyor: Ortaöğretim kurumlarında zorunlu okul üniforması eğitimin laik niteliğine uygun olmalıdır. Farklı dini inançlara veya mezheplere ait dini aidiyeti gösteren kıyafet unsurlarının okul üniformasına dahil edilmesine izin verilmez. Kazakistan Eğitim Bakanlığı'nın okullarda laik eğitimi ve üniforma standartlarını belirleyen resmi yönetmelik metninde geçen 26 sayılı Bakanlık Emri’nin laiklik ve dini simgeleri yasaklayan 6 ve 13. maddeleri Ancak bu konuda yasal adımların atılması tartışmayı sonlandırmadı, aksine yeni sosyal krizlerin de kapısını araladı. Bunun en dikkat çekici örnekleri, 2018 ve 2023'te Atırav şehrinde yaşandı. Ocak 2018'de 328 öğrenci, 2023'te ise 150'den fazla kız öğrenci başörtüsü yasağı nedeniyle okula giremedi. Eğitim Bakanlığı ile veliler arasında yapılan görüşmelerin ardından çocukların yeniden okula dönmesi krizi yatıştırdı; ancak başörtüsünün eğitim alanındaki statüsüne ilişkin tartışmaya nokta koyamadı. O dönemde Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev , okullarda laiklik ilkesinin "kesinlikle gözetilmesi gerektiğini" söyleyerek, "Ülkemizde din özgürlüğü yasalarla güvence altına alınmıştır. Bir çocuğun, ancak büyüyüp kendi dünya görüşünü oluşturduktan sonra bu tercihi yapmasının doğru olduğuna inanıyorum" ifadeleriyle konuya yaklaşımını açıkça belli etmişti. Tokayev'in Kazak kültürü ve kimliği üzerinden tanımladığı laiklik söylemi, Kazakistan'ın yeni anayasal düzeninde de daha açık biçimde ifade edildi. Yeni Anayasa'da dinin devletten ayrıldığı belirtilirken, eğitim ve yetiştirme sisteminin dini eğitim veren kurumlar dışında laik nitelikte olduğu açıkça hükme bağlandı. Dolayısıyla hükümet açısından okul üniforması meselesi yalnızca bir kıyafet yönetmeliği değil, anayasal düzeyde tanımlanmış laik eğitim anlayışının bir parçası denebilir. Dini kıyafetlere yasak okulla sınırlı değil Kazakistan'da dini kıyafetlere yönelik yaklaşım, yıllar içerisinde kapsamı genişleyen bir olgu. Örneğin Tokayev, 30 Haziran 2025'te kamusal alanlarda yüzün tanınmasını engelleyen kıyafetlerin kullanımını yasaklayan düzenlemeyi imzaladı. Kanun spesifik bir dini kıyafetin adını vermiyor; ancak yüzü kapatan ve kişinin kimliğinin tespit edilmesini engelleyen kıyafetleri hedefliyor. Tıbbi nedenler, mesleki görevler, hava koşulları, sivil savunma ve bazı spor veya kültürel etkinlikler ise istisnalar arasında. 12 Temmuz 2025'ten itibaren uygulanmaya başlanan kanun kapsamında, yüzünü tamamen kapatan kıyafetler nedeniyle 21 kadına yönelik idari işlem uygulandığını açıkladı. Yasanın teknik gerekçesi olarak güvenlik kavramı öne sürülüyor. Ancak bu yasak halka, doğrudan dini kıyafet giyip giymemek üzerinden yansıyor. Bu arada yalnızca Kazakistan da değil; Özbekistan, Tacikistan ve Kırgızistan da peçe ve benzeri "yüzü kapatan" kıyafetlere yönelik yasaklar uyguluyor. "Örtünmek" nasıl algılanıyor? Kazakistan'daki tartışmanın önemli bir diğer boyutu, söz konusu yasaklara dair net bir toplumsal anlayışın bulunmaması. Örneğin yalnızca gözleri açıkta bırakan nikab (peçe) çoğu zaman "yabancı" bir dini pratik olarak değerlendirilirken başörtüsü hakkında aynı ölçüde ortak bir görüş yok. Bu nedenle başörtüsü, kimi çevreler tarafından Kazak toplumunun İslami gelenekleriyle bağdaştığı yönünde değerlendirilirken kimi çevreler tarafından ise "Kazak kimliğine zarar veren" bir unsur olarak görülebiliyor. Tartışmanın buraya kadarki kısmı, ülkemizdeki tartışmalarla benzerlikler taşıyor. Ancak Kazakistan'daki özgünlük, okul başörtüsü tartışmasıyla kamusal alandaki yüz kapatma yasağının aynı siyasal çerçevede buluşmasından kaynaklanıyor. İlki esas olarak laik eğitim ve okul üniforması üzerinden, ikincisi ise güvenlik ve kimlik tespiti üzerinden gerekçelendiriliyor. Örneğin Türkiye'deki tartışmalar ağırlıklı olarak laiklik, Cumhuriyet, modernizm, yaşam tarzı, "dincilik" ve benzeri kavramlar üzerinden ele alınırken, Kazakistan'da yasaklar -
Read the full story at the source
This story was published by Independent.
Comments