Harp tarihi boyunca komutanlık, gözlemi emre bağlayan zinciri kısaltmaya çalıştı. Telgraf, telsiz, uydu ve ağ merkezli harekât bu zincirin halkalarını inceltti; kararı yine bir karargâhın masasında topladı. Otonom harp komutanlığı bu alışkanlığı ikiye böler. İnsan maksadı, önceliği ve yetki sınırını koyar. Makine rota, görev paylaşımı, sensör füzyonu ve kayıp sonrası yeniden planlamayı icra eder. İnsan kritik eşiğe müdahale eder. Kazanılan şey hızdır. Kaybedilen şey, yanlış bir modelin bütün sürüye aynı anda yayılması ihtimalidir. Bu ayrım 30 Eylül 2026’da kurumsal bir ad aldı. ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, Quantico’daki konuşmasında dört yıldızlı birlik Autonomous Warfare Command’ı (Otonom Harp Komutanlığı) duyurdu. Hedef kuruluş 1 Ekim 2027. Komutanlık muharip komutanlık statüsünde, fakat kuvvet benzeri yetkilerle tasarlanıyor: Kendi bütçesi, tedariki, insan gücü ve kariyer hatları olacak. Portföyü drone, yapay zekâ (şimdi ABD süper zekâ demeye başladı) ve komuta-kontroldür. Ara geçişin adı Project Agincourt. Aynı gün imzalanan muhtıra, insansız ve otonom sistemler için ayrı meslek kodları ve kariyer hatları istiyor. Gerekçe sade söylendi. Ukrayna’nın dersi tek bir mükemmel drone değildir. Ders, yazılımı, taktiği ve üretimi karşı taraf değiştikçe değiştiren bir sistem kurmaktır. Burada durup bir yanlışı ayıklamak gerekir. Otonom Harp Komutanlığı, ordunun insansızlaşması değildir. İnsan gücünün (askerin) karargâh işlerinden çekilip “niyet düğümü” ne inmesidir. Tezimin somut sonucu ortaya çıktı: Klasik zafer resmi de bu yüzden bulanıklaşır. Amaç pahalı platformu korumak değil, karşı tarafın uyarlanma (adaptasyon) hızını kendi üretim ve yazılım döngüsünün altında tutmaktır. Sahada görülen şey bir bayrak çekmek değil, stratejik durum değişikliğidir. Hat biter, niyet-maksat düğümü kalır Burada ifade edeyim, temas hattı veya cephe hattı tarifleri vardı, şimdi bunlar yok veya bulanık. Dolayısıyla hat kavramı yerine başka bir değer yerine geçti: Niyet ve maksat. Biraz açalım. Hat, burada coğrafi bir çizgi değil, klasik harbin teşkilat ve kroki alışkanlığıdır. Temasın tek bir ileri hatta toplandığı, gerisinin emniyetli olduğu ve destek sağladığı hatta karargâh görevlerinin yerleştiği düzendir. fazla oku Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field) Klasik krokide 3 kuşak vardır. En önde temas hattı: Düşmanla fiilen karşılaşılan çizgi. Onun gerisinde birlikler, daha gerisinde karargâh, depo ve ihtiyat. Emir önden geriye sorulur, ateş geriden öne sürülür. Hat süreklidir. Koparsa kriz sayılır, çünkü komuta ve lojistik o çizginin gerisinden akar. I. ve II. Dünya Harplerinin siper hattı, Soğuk Savaş’ın ileri savunma hattı, mekanize tugayın sorumluluk şeridi hep bu mantıktır. “Hat tutmak” bu yüzden hem arazi hem de komuta işidir. Otonom görev taburunda bu kuşak çözülür. Temas tek çizgide toplanmaz, ızgaraya yayılır. Niyet düğümü temasın içindedir. Kütle harcanabilir halkada durur. Pahalı imza mümkün olduğunca ikinci halkadadır. Bağlantı kopunca birlik hatta geri çekilmez; önceden verilmiş yetki dilimini sürdürür, dilim bitince durur. Kopukluk kriz olmaktan çıkar, varsayılan hâl olur. “Hat biter” derken arazinin bittiğini söylemiyorum. Sürekli temas çizgisine dayalı komuta modelinin bittiğini söylüyorum. Yerine niyet düğümü gelir: Maksat, öncelik ve angajman kaidesinin kilitlendiği insan gücü (askerî komutan) çekirdek. Krokinin sorusu “hat nerede” olmaktan çıkar, “niyet hangi düğümde kilitli, bağlantı düşünce hangi kare kendi başına kalabiliyor” olur. Harp neyi kaybeder, neyi kazanır Klasik komuta, teması bir hatta toplar ve o hattın gerisindeki karargâha sorar. Otonom komuta teması bir ızgaraya yayar. Her karede 3 unsur durur. İnsan (askerî komutan) çekirdek niyeti-maksadı tutar. İnsansız düğüm sensörü (drone vb.), uzayı ve etkiyi taşır. Yerel otonomi, bağlantı kesilince önceden yetkilendirilmiş dilimi sürdürür. Dilim bitince durur. Merkezdeki ortak harekât resmi kalkmaz; fakat asıl resim kenarda, kısa ömürlü ve yereldir. Bu değişimin 4 sonucu vardır: • Birincisi tempodur. Gözlemden angajmana giden süre, karargâhın toplantı ritminden çıkıp makine hızına iner. • İkinci sonuç kütledir. Savunma, pahalı ve az sayıda hedefi vurmak üzere kuruludur. Ucuz ve yenilenebilir araç bu hesabı bozar. Bugün sahada kanıtlanan, lidersiz bir kolektif zekâ değil, doyurma dalgası ile insan (asker) nezaretindeki küçük otonom takımlardır. • Üçüncü sonuç aşınma toleransıdır. Kayıp, moral ve siyaset meselesi olmaktan çıkıp stok ve üretim meselesine döner. • Dördüncü sonuç yeni zafiyettir. Karar düğümü yer değiştirince elektronik harp (EH), sahtecilik/aldatma ve veri zehirleme, klasik topçu ateşinin (bastırmasının) yerini alır. Hız, yanlış modeli de aynı hızda çoğaltır. Çin’in çift kokpitli J-20S ile insansız kanat eşlemesi, ABD’nin kol uçuşu uçakları ve Türkiye’nin KAAN–ANKA-III otonom kol çalışması aynı mantığın farklı olgunluk seviyeleridir. İnsanlı platform pahalı imzasını korur. İnsansız kanat sensör, tuzak
Read the full story at the source
This story was published by Independent.
Comments