Türkiye COP31 'e hazırlanırken New York İklim Haftası başlıyor. BM'nin 81. Genel Kurulu ile eş zamanlı binlerce etkinlikte "enerji dönüşümü, sürdürülebilir finans, etki ve gerçek dünyada eylemi hızlandırma" temaları konuşulacak. Elbette sahnelerin yıldızı "yapay zekâ ve geri dönüşüm" olacak. Veri merkezlerinin su iştahı, insanlığın yarattığı atıkların uygarlığı yok edip etmeyeceği gibi cüretkâr sorular, uzmanlara, aktivistlere, düşünürlere yönlendirilecek. Sorulardan çok duyduklarımızı hazmedebilecek miyiz, asıl soru bu. Bolluk yüzyılının yokluğu New York İklim Haftası sadece teknik anlamda değil, düşünsel olarak da "değişimi yaratanlar" oturumlarında düşünce dünyamızdaki atık yönetimini, geri dönüşümü tartışacak. Gıda, kıyafet, ilaç, konutlar, hepsinden harcayabileceğimizden fazlasına sahip olsak da hâlâ saadetimiz eksik. Destansı bir yüzyılın çocukları olmamıza rağmen jeopolitik değişimler, yapay zekâ, demografik değişimler, göçler uygarlığın altını oyabilecek kadar tehlikeli. New York İklim Haftası, Jane Fonda gibi iki kez akademi kazanmış bir oyuncu ve aktiviste, İklim İnkârcısının El Kitabı yazarı komedyen Nicole Conlan gibi farklı isimlere, "insan türünün doğal dünya üzerindeki kolektif etkisini" soracak. Uygarlığın zaafları ortaya dökülecek. New York İklim Haftası'nda Emine Erdoğan'ın öncülüğünde yürütülen Sıfır Atık Hareketi de yer alacak. Sıfır Atık Vakfı Başkanı, COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, New York ve Londra İklim Haftalarıyla güçlü iş birlikleri geliştirdiklerini açıklamıştı. New York İklim Haftası'nın önemli başlıklarından biri atık, çöp. Kaynak kıtlığı, değişen küresel tedarik zincirleri ve iklim değişikliği; işletmelerin, hükümetlerin ve toplumların önceliklerini yeniden şekillendiriyor. Madenlerin pek çoğu şu anda bizim elimizde, masamızda, bilgisayarımızda, arabalarda. Hepsi ömrü bittiğinde maden çöplüklerine gidiyor. Metropollerin çöpleri kentsel madenciliğin merkezi. Bir tarafta bunlar olurken diğer tarafta gezegenin dönüşüm mucizesinin kaynağı madenleri çıkarmak zorlaşıyor. Bu anlamda endüstriler hâlihazırda kullanılmış madenlere gözlerini çeviriyor. Dünya her yıl atıklardan 25,4 trilyon avro kaybediyor Döngüsellik Açığı Raporu'na göre, doğrusal "al-yap-at" modeli nedeniyle küresel ekonomide her yıl yaklaşık 25,4 trilyon avroluk ekonomik değer kaybediliyor. Bu kayıp, küresel GSYİH'nin yaklaşık yüzde 31'ine denk geliyor. Başka bir ifadeyle, dünyada yaratılan her 3 avroluk ekonomik değerin yaklaşık 1 avrosu kayboluyor. Nedeni "kullan at". Oysa her biri stratejik değerde çeşitli madenler ihtiva ediyor. Atıksız endüstriler moda New York İklim Haftası artık "atığı nasıl bertaraf ederiz" sorusundan çok endüstrileri atıksız nasıl inşa ederiz, zorunlu atıkları nasıl ekonomik değere ve bir iş modeline dönüştürürüz konusuna odaklanmış durumda. Çin'in geleceği geri dönüşümde Ülkeler kapsamlı, uygulanabilir, etkili atık yönetimi stratejilerini açıklıyor. Çin, kaynak güvenliğini güçlendirmek için geri dönüşüm hamlesi başlattı. Döngüsel Ekonominin Geliştirilmesi için 15 yıllık planı yayınladı. Planlama kapsamında kaynak verimliliği 2025'e göre yüzde 16 artırılacak, toplam dökme katı atık kullanımı 4,5 milyar tona ulaşacak. Yenilenebilir kaynakların yıllık geri dönüşüm hacmi 510 milyon tona çıkarılarak dönüşüm sektörünün üretim değeri yıllık 8 trilyon Yuan'a yükseltilecek. Çin'in 15. Beş Yıllık Döngüsel Ekonomi Planı, geri dönüşümü tasarımdan üretime, tüketimden toplama ve yeniden üretime kadar bütün sistemi kapsayan bir ekonomik model olarak ele alıyor. Plan; yeşil ürün tasarımını, temiz üretimi, endüstriyel atıkların verimli biçimde geri kazanılmasını, "kentsel madencilik" potansiyelinin kullanılmasını, ikinci el ürünlerin dolaşımını ve geri dönüştürülmüş hammaddelerin kullanımını birlikte geliştiriyor. Çin'in yaklaşımı ürünün tasarımında başlıyor, fabrikada, şehirde ve ekonominin tamamında, hayatın içinde devam ediyor. New York'ta dönüşüm tartışılırken bilimsel çalışmalar da üretilmeye devam ediyor. Geri dönüşüm kutusuna attığımız malzemeleri evde tek tek ayırmak mı iklim açısından daha doğru, yoksa hepsini aynı kutuya atıp ayrıştırma işini teknolojiye bırakmak mı? Bilim insanları bu sorunun cevabını bulmak için bir araştırma yaptı. Cevap elbette basit değil. Geri dönüşüm meselesinde yıllardır savunduğumuz bazı doğruların, iklim hesabı yapıldığında o kadar da doğru olmadığı ortaya çıktı. Yapay zekâ destekli robotlar, geri dönüşüm tesislerinde atıkları ayırıyor. Geri dönüşümde artık soru yalnızca ne kadar topladığımız değil, ne kadar verimli dönüştürdüğümüz / Fotoğraf: EverestLabs Amerika "kolaylık" , Avrupa "temizlik" diyor. 1980'lerin sonunda ABD'nin Phoenix kentinde bir deneme yapıldı. İnsanların camı camdan, kâğıdı kâğıttan, plastiği plastikten ayırmak zorunda kalmadığında daha fazla kişinin geri dönüşüm yapacağını düşündü. Böylece tek kutulu geri dönüşüm sistemi ortaya çıktı. Çünkü bu sistem insanları yormuyordu. Bir kutu, bir kamyon. Sistem hızla yayıldı. 2010'a gelindiğ
Read the full story at the source
This story was published by Independent.
Comments