24 Eylül'de Finlandiya Körfezi üzerinde sıradan görünen bir askerî hareketlilik yaşandı. Rusya'ya ait bir Tu-134 nakliye uçağına MiG-31 ve Su-30 savaş uçakları eşlik ediyordu ve uçaklar uluslararası hava sahasındaydı. Finlandiya F/A-18 Hornet'leri havalandı, ardından İsveç'in JAS 39 Gripen'leri de göreve katıldı. Olay ertesi gün duyurulduğunda dikkat çeken, Rus uçaklarının orada bulunmasından çok daha önemli bir ayrıntıydı. Baltık semalarında yıllardır benzer temaslar yaşanıyor. Bu kez Finlandiya ile İsveç ilk defa ortak bir operasyonel tanımlama görevi yürüttü ve iki ülkenin savaş uçakları aynı Rus grubunu birlikte takip etti. Görevi Finlandiya Hava Kuvvetleri yönetti. İsveç ve Finlandiya jetleri ise giderek aynı alarm düzeninin parçaları gibi hareket etti. Bu yüzden 24 Eylül'de yaşananları birkaç savaş uçağının havada karşılaşması gibi görmemek gerekiyor. Finlandiya'nın 2023'te, İsveç'in 2024'te NATO'ya katılması haritadaki iki rengi değiştirmişti. Şimdi o değişimin sahada nasıl çalıştığını görmeye başlıyoruz. İki tarafsız ülkenin kısa sürede değişen hesabı Finlandiya ile İsveç'in NATO'ya katılımı bir gecede ortaya çıkmadı. İki ülke onlarca yıl askerî bağlantısızlık politikası izledi, NATO'yla yakın çalıştı ve ortak tatbikatlara katıldı. Rusya'nın Şubat 2022'de Ukrayna'ya yönelik geniş çaplı saldırısı ise Helsinki ve Stockholm'de güvenlik hesaplarını kökten değiştirdi. Finlandiya 4 Nisan 2023'te NATO'nun 31'inci üyesi oldu. İsveç de 7 Mart 2024'te ittifaka katıldı. Finlandiya açısından bunun çok somut bir anlamı vardı. Ülkenin Rusya'yla yaklaşık 1.340 kilometrelik kara sınırı artık NATO-Rusya sınırının parçasıydı. İsveç'in üyeliği ise Baltık Denizi'nin askerî coğrafyasını değiştirdi. Haritaya baktığınızda nedenini görmek kolay. Norveç, Finlandiya, Estonya, Letonya, Litvanya, Polonya, Almanya ve Danimarka zaten NATO üyesi. İsveç'in gelişiyle Baltık kıyılarında ittifak dışında kalan ana aktör Rusya oldu. Bunun en kritik noktalarından biri Rusya'nın Kaliningrad bölgesi. Bir diğeri ise İsveç'in Baltık Denizi'nin ortasında bulunan Gotland Adası. İsveç'in üyeliği Gotland gibi daha önce ulusal savunma açısından öne çıkan noktaları da ittifak planlamasının içine taşıdı. Baltık'ın ortasındaki ada, hava ve deniz trafiğini izlemek açısından önemli bir konumda. Haziran 2024'te bir Rus Su-24 uçağının Gotland'ın doğusunda İsveç hava sahasını kısa süreyle ihlal etmesi üzerine Gripen'ler havalanmıştı. Burada "Baltık artık NATO gölü oldu" gibi sık kullanılan ifadeler meseleyi fazla kolaylaştırıyor. Rusya Kaliningrad'da önemli askerî kapasite bulunduruyor, Baltık Filosu bölgede faaliyet gösteriyor ve St. Petersburg'a açılan Finlandiya Körfezi Moskova açısından stratejik önem taşıyor. Dolayısıyla Baltık, NATO açısından daha bütünleşik bir alana dönüşürken, karşılıklı askerî temasların yoğunlaşabileceği daha sıkışık bir coğrafyaya da dönüşüyor. 24 Eylül'deki uçuş da tam olarak bu yeni coğrafyanın içinde gerçekleşti. Alarm artık ortak çalıyor İsveç ile Finlandiya'nın ortak havalanması aslında ağustos sonunda alınan kararların ilk görünür sonuçlarından biri. İki ülke hava sahasının gözetimi ve toprak bütünlüğünün korunması konusunda iş birliğini derinleştirme kararı aldı . Yeni düzen, hızlı reaksiyon uçaklarının gerektiğinde diğer ülkenin üslerinden görev yapabilmesine ve ortak tanımlama operasyonları yürütmesine imkân veriyor. Bu aslında teknik bir ayrıntı gibi duruyor. Lakin hava savunmasında dakikalar bazen kilometrelerden daha önemlidir. Bir radar şüpheli bir uçuş tespit ettiğinde, hangi ülkenin uçağının daha yakın olduğu, hangi üssün daha hızlı tepki verebildiği ve bilgiyi kimin işlediği sonucu doğrudan etkiliyor. Stockholm ile Helsinki'nin birbirine yardım etmesi artık uzun diplomatik görüşmeler gerektiren istisnai bir durum olmaktan çıkıyor. İki ülkenin hesabı kabaca şöyle okunabilir: Tehdit aynı hava sahasının çevresinde hareket ediyorsa cevabı da ayrı ayrı kurmanın anlamı azalıyor. NATO açısından daha büyük değişim burada. İttifak Baltık hava sahasını 2004'ten beri Estonya, Letonya ve Litvanya için yürüttüğü Baltic Air Policing göreviyle koruyor . Şimdi kuzeyde Finlandiya ve İsveç'in kendi güçlü hava kuvvetleri de bu sistemle daha derin biçimde birleşiyor. Norveç ve Danimarka eklendiğinde Kuzey Avrupa'da birbirini tamamlayabilen geniş bir hava gücü ortaya çıkıyor. Bu fikir de yeni sayılmaz. Dört İskandinav ülkesi birkaç yıl önce hava kuvvetlerini daha sıkı biçimde birleştirme sürecine girmişti ve toplam savaş uçağı kapasitesi yaklaşık 250 uçağa ulaşıyordu . Bu yakınlaşma tatbikatlarda da görülüyor. 2026 yılı haziran ayındaki Ramstein Flag uçuşlarında 18 NATO ülkesinden 200'den fazla hava aracı farklı noktalarda görev yaptı . İsveç ve Finlandiya ana ev sahibi ülkeler arasındaydı. Eylül sonundaki ortak önleme uçuşu bu nedenle hazırlıksız ortaya çıkmış bir refleks sayılmaz. Yıllardır kurulan birlikte çalışabilirliğin gerçek bir alarm anında kullanılması anlamına geliyor. Kaliningrad'dan Arktik'e uzanan hat Baltık'taki de
Read the full story at the source
This story was published by Independent.
Comments