Your cookie preferences
We use necessary cookies for your session and preferences. You can optionally allow usage measurement and advertising cookies too. Privacy policy
Çin Devlet Başkanı Şi Cinping'i Beyaz Saray'da ağırlayan ABD Başkanı Donald Trump, "Her iki ülke için de son derece olumlu olan harika ilerlemeler kaydettik." dedi.
Read the full story at the source
This story was published by Star.
See other sources covering this event →
Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping ve eşi Peng Liyuan, yerel saatle 25 Eylül sabahı Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ve eşi Melania Trump ile çay eşliğinde sohbet etti. İki lider, Çin-ABD ilişkilerinin konumlandırılmasının içeriğini daha da zenginleştirme ve birlikte “saygı, adalet ve eşitlik temelinde, stratejik istikrara dayalı yapıcı bir Çin-ABD ilişkisi” kurma konusunda mutabakata vardı.
ABD Başkanı Donald Trump, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile yaptığı görüşmenin iki ülke açısından çok verimli geçtiğini söyledi.
Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile ABD Başkanı Donald Trump arasındaki görüşmelere dünya kamuoyunun dikkati çevrilirken, Washington ziyaretinde başka bir isim de öne çıktı: Çin'in First Lady'si Peng Liyuan. Peng, Pekin-Washington hattındaki sert siyasi ve ekonomik gündemin aksine, Çin diplomasisinin daha yumuşak yüzünü sergiledi.
Yazıya bir soruyla başlayalım: ABD, İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan ve Dışişleri Bakanı Arakçi'ye Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nedeniyle New York'a gelmesi için neden vize verdi? Tahran ile Washington savaş halindeyken, Trump yönetiminin İran'ın üst düzey yetkililerine vize vermesi birçok önemli değişimin ve gelişmenin habercisi olarak değerlendirilebilir. Her ne kadar Trump, çok sert bir ekonomik abluka uygulayarak İran'ı çökerteceklerini söylese de bunun kısa vadede sonuç vermeyeceğini biliyor. Evet, İran'ın sıkıntıları sürekli artsa da direnci kırılmış değil. İran ekonomisinin gördüğü zarar her geçen gün katlayarak büyüyor. Askeri alanda ciddi kayıplar yaşanıyor. İran'ın daha ne kadar dayanabileceğini sorgulayanların sayısı arttı. Ama savaş uzadıkça ABD açısından da işler iyi gitmiyor. Hürmüz Boğazı'ndaki petrol akışının kesilmesi sadece İran ve Körfez ülkelerini değil, ABD ekonomisini de ciddi şekilde etkiliyor. Dolayısıyla bu savaş ABD açısından sürdürülebilir olmaktan çoktan çıktı. Attığı tüm adımlara ve yaptığı hamlelere rağmen ABD ne askeri ne siyasi ne ekonomik ne de diplomatik bir başarıya ulaşamadı. Uzun lafın kısası, iki ülke de savaşı bitirme niyetinde. Bu düşünce Amerikan tarafında daha ağır basıyor. Trump bu sorundan bir an önce kurtulmak istiyor. Görünen o ki taraflar, New York'taki Birleşmiş Milletler Genel Kurul toplantılarını bir fırsata dönüştürmek istemişler. Özellikle Amerikan tarafından gelen bilgilere göre heyetler, New York'ta yüz yüze görüşme konusunda 2 hafta önce anlaşmış. Bu da savaşı bitirecek asıl anlaşmanın temelinin New York'ta atılmış olabileceğini gösteriyor. İlk adımın Hürmüz'ün açılması ve İran'a ablukanın kaldırılması olması bekleniyor. Bakmayın Trump'ın tehditlerine. İranlılara vize verilmesini, New York'a gelmelerini isteyen o. BM kürsüsünden İran'ı yok edeceğini söyleyen Trump, birkaç saat sonra da "İran'la çok verimli görüşmeler" yapıldığını duyurabiliyor. Söz konusu verimli görüşmenin Trump'ın özel temsilcisi Witkoff ile Arakçi arasında yapıldığını ve 3 saat 10 dakika sürdüğünü dikkate alırsak, bunu savaşın sonlandırılmasına ilişkin önemli gelişmelerin habercisi olarak değerlendirebiliriz. Trump'ın, "İran'la çok verimli görüşmeler" yapıldığını söylemesi bile petrol fiyatlarının düşmesine yol açtı. Evet, Trump tehditle övgü arasındaki gelgitlerine devam ederken, İran'ın da New York'ta yakalanan fırsatı kaçırmak istemediği anlaşılıyor. Çin Devlet Başkanı Şi'nin Trump tarafından bizzat havaalanında karşılanmasına da sadece Washington-Pekin ilişkileri açısından değil, savaşın bitirilmesi çabaları açısından da bakmak gerekiyor. Trump, Şi'den İran'la olan yakın ilişkilerini savaşın sonlanması için kullanmasını isteyecektir. Şi de Trump'tan savaşı durdurmasını talep edecektir. Ciddi bir petrol kıtlığı yaşamaya başlayan Çin, Hürmüz'ün bir an önce açılmasını istediği için savaşın bir an önce bitirilmesinden en çok yararlanacak ülke konumundadır. Çin sadece Hürmüz'ün değil, ihraç ettiği ürünleri taşıyan gemilerin geçtiği Bab el Mendeb'in de kapanmasını istemiyor. Bu nedenle 2 ülke devlet başkanlarının görüşmelerinde Hürmüz ve Bab el Mendeb Boğazlarının durumunun önemli gündem maddesi olması doğaldır. Trump da biliyor ki eğer savaşı sonlandırmazsa Çin, İran'a füze ve İHA parçaları tedarikine devam edecek. İran da direnmeyi sürdürecek. Nitekim savaşın başından bu yana Çin'den İran'a füze ve İHA parçaları taşıyan 1300'den fazla kargo uçağı gitti. Çin bununla da kalmadı, başta Ürdün olmak üzere Ortadoğu ülkelerindeki Amerikan üslerinin uydu görüntülerini vererek İran'ın isabetli saldırılar yapmasını sağladı. ABD'nin Tayvan'a silah satışı, ticaret savaşlarını durduran Pusan Anlaşması'nın uzatılması, yapay zekâ gibi sorunlar elbette masada durmaya devam edecektir, ama asıl gündem maddesi İran savaşı olacaktır. İran savaşı önümüzdeki 1 ay içinde çözülmezse, dünyanın akaryakıt kıtlığıyla ve görülmemiş yüksek fiyatlarla tanışmak zorunda kalacağı biliniyor. Çünkü "Uluslararası Acil Durum Petrol Stokları" tükenme noktasına geldi. 6 ayı aşkın bir süredir devam eden İran savaşı sırasında Acil Durum Stokları her gün 2,9 milyon varil eridi. Uluslararası Acil Durum Petrol Stoklarında sadece 97 günlük petrol kaldı. Bu durum sadece bizi değil, başta ABD, Çin ve Avrupa Birliği olmak üzere tüm ülkeleri ağır bir şekilde etkileyecek. ABD başkanları yaklaşık 65 yıldır hiçbir yabancı devlet başkanını havaalanına kadar giderek uçağın merdivenlerinde beklememişti. Bunca yıl sonra Trump, Çin Devlet Başkanı Şi'yi uçağın merdivenlerinde bekliyorsa durum vahim demektir. Trump, İsrail'in başına sardığı İran savaşından çıkış yolunu Şi aracılığıyla bulmayı umuyor. *Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir. DONALD TRUMP Şİ CİNPİNG ÇİN ABD gürbüz evren Gürbüz Evren Independent Türkçe için yazdı Gürbüz Evren Cuma, Eylül 25, 2026 - 09:15 Main image: Fotoğraf: A
Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, 11 yıl aradan sonra yaptığı ABD'yi ziyaretinde Beyaz Saray'da Başkan Donald Trump ile buluşmasında, iki ülkenin "yeni bir ticaret düzenlemesinde anlaştıklarını" bildirdi.
ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’da ağırladığı Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping ile görüşmesinin ardından, iki ülke ilişkilerinin geldiği noktaya dikkat çekerek, “Çin’le ilişkilerimiz hiç bu kadar iyi olmamıştı” dedi.

Comments