DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Bitlis Milletvekili Hüseyin Olan ile birlikte Silivri Cezaevi'ne yaptığı ziyaretin ardından açıklama yaptı. Hatimoğulları, ESP Eş Genel Başkanı Murat Çepni, eski HDP'li Belediye Başkanı Bekir Kaya ve Nasrullah Kuran'ı ziyaret ettiklerini söyledi. "48 arkadaşımız hala tutuklu" Görüşmede yeni çıkan çerçeve yasa ile bu yasanın ardından Türkiye’de siyaseti bekleyen açılımları değerlendirdiklerini belirten Hatimoğulları, şu ifadelere yer verdi: Hem yeni çıkan çerçeve yasa hem bu çerçeve yasanın akabinde Türkiye’de siyaseti bekleyen açılımlar, beklenen demokratik açılımlar nasıl olacak, nasıl olmalı, bütün bunları kendileriyle değerlendirdik. 3 Şubat’ta bileşenimiz olan, DEM Parti’nin bileşeni olan Ezilenlerin Sosyalist Partisi’ne dönük çok büyük bir operasyon, çok büyük bir gözaltı ve tutuklama gerçekleştiğini hatırlatmak isterim. Bugünkü ziyaret sebebimiz, özellikle bu operasyonun 200’üncü gününde ESP’li yoldaşlarımızın serbest bırakılması vurgumuzu burada bir kez daha yinelemektir. ESP’ye 3 Şubat’ta gerçekleşen operasyonda 110 kişi hakkında gözaltı kararı vardı ve 84 sosyalist o günlerde tutuklandı. Şu an hala bu 84 ESP’li sosyalist arkadaşımızdan, aralarında ESP’nin Eş Genel Başkanı ve önceki dönem HDP milletvekilliği yapan değerli yoldaşımız, arkadaşımız Murat Çepni’nin de bulunduğu 48 arkadaşımız hala tutuklu durumda. Yine ESP Eş Genel Başkan Yardımcısı Sezin Uçar, DEM Kadın Koordinasyonu Üyesi Fatma Çelik, Limter-İş Genel Başkanı İleri Devrim Yurtsever tam 200 gündür tutuklu. "IŞID'in katliamlarına karşı yaşam hakkını savundukları için şu anda hapishanedeler" Siyasi mahpusların düşünce ve ifade özgürlüğünü, demokratik eylem haklarını kullandıkları gerekçesiyle cezaevinde olduklarını savunan Hatimoğulları, "Bugün Türkiye’de siyasi sebeplerle, saiklerle sadece düşünce ve ifade özgürlüğünü kullandığı için, demokratik eylem hakkını kullandığı için ne yazık ki hapishaneler siyasi tutsaklarla dolmuş ve taşmış durumda" ifadelerini kullandı. Sosyalistlerin, devrimcilerin ve yurtseverlerin adil ve demokratik bir düzen istedikleri, kadına yönelik şiddet ve cinayetlerin son bulmasını talep ettikleri, işçi, emekçi, yoksul, çiftçi ve esnafın hakkını savundukları için cezaevinde olduklarını öne süren Hatimoğulları, şöyle devam etti: Özellikle kayıplarını arayan insanlarla yan yana durdukları için, Emine Ocak’la dayanıştıkları için, Emine Ocak'ların hepsiyle dayanıştıkları için şu an hapishaneler. 10 Ekim Gar Katliamı’nda barış ve demokrasi güvercinleri katledildiğinde bu katliama karşı çıktıkları için şu an hapishaneler; yaşam hakkını savundukları için. Suruç’ta hatırlayacaksınız, Kobani’de savaş çıktığı zaman Kobanili çocuklara oyuncak taşımak isteyen ESP’li, SKP’li gençler IŞİD’in zulmüne ve gadrine maruz kalarak büyük bir katliam yaşadı. Çok sayıda yoldaşımızı orada kaybettik. İşte bugün devrimciler, sosyalistler bu katliamlara, IŞİD’in Türkiye’deki o eli kanlı canilerin yürüttükleri katliamlara karşı yaşam hakkını savundukları için şu anda hapishaneler. Hatimoğulları, ESP Genel Başkan Yardımcısı Uğur Ok’un dosyasına ilişkin de "Kürt sorunu adil ve demokratik barışla çözülmelidir dedikleri için, bununla ilgili Ezilenlerin Kürsüsü’nü kurdukları için yargılanıyorlar ve önemli bir bölümü hala hapishanelerde" dedi. fazla oku Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field) "Çerçeve yasayı ilk adım olarak değerlendiriyoruz" Türkiye’de önemli gelişmeler yaşandığını, 10 Ağustos’ta Meclis’in büyük çoğunluğunun imzasıyla kabul edilen çerçeve yasayı, Kürt sorununun çözümü açısından "ilk adım" olarak değerlendirdiklerini söyleyen Hatimoğulları, şunları kaydetti: Çerçeve yasa, bu ülkede 50 yıldır devam eden savaş ve çatışmaların, Kürt sorununun çözümsüzlüğünün, Kürt sorununu ‘terör’ parantezine alan anlayışa karşı atılmış bir ilk adım olarak değerlendiriyoruz. Bugün barışı konuşuyoruz. Bugün barış için bir yandan müzakere ederken bir yandan mücadele ediyoruz. Kürt sorununun bu ülkede ve bu topraklarda barışçıl ve demokratik yöntemlerle çözülmesi için bir yandan müzakere ederken bir yandan en geniş yelpazede demokrasi mücadelesinin güçlenmesi gerektiğinin vurgusunu her fırsatta yapıyoruz. Çünkü bizler biliyoruz ki bu yasanın çıkması tek başına Türkiye’yi demokratikleştirmeyecek ama demokratikleşmenin önünü ardına kadar açabilir diye düşünüyoruz. Bunun için bu yasaya değer veriyoruz, kıymet veriyoruz. Hatimoğulları, çerçeve yasanın kabul edildiği dönemde AİHM kararlarının uygulanmadığını belirterek, Kobani davasından tutuklu bulunan Figen Yüksekdağ, Selahattin Demirtaş ve dönemin MYK üyelerinin cezaevinde olduğunu söyledi. Silivri Cezaevi’nde Osman Kavala, Can Atalay, Çiğdem Mater ve Tayfun Kahraman ile de karşılaştıklarını ve selamlaştıklarını belirten Hatimoğulları, "Bugün barış ve demokratikleşme sürecinin başladığı ve diyalogların sürdüğü bu dönemde iyi niyet adımları olarak AİHM kararları bir an önce hayata geçirilmeli, hem Kobani hem Gezi Direnişi dav
Read the full story at the source
This story was published by Independent.
Comments